“Gecenin sessizliğinde yıldızlar semaya yükselen duaların ışığı gibi parlar; kalpler bu gece affın, huzurun ve Rabbimizin rahmetinin kucağına sığınır.”
Beraat Kandili, İslam inancında “beraat” kelimesinin derin anlamını taşıyan, affın ve kurtuluşun gecesidir.
Kelime olarak beraat, bir yükten kurtulmak, temize çıkmak, günahlardan arınmak ve Allah’ın korumasına sığınmak anlamına gelir.
Beraat Kandili, İslam geleneğinde affın, bağışlanmanın ve ilahi yazgının tecelli ettiği müstesna gecelerden biridir.
“Beraat”, kulun yüklerinden kurtulması, rahmete yönelmesi ve Allah’ın korumasına sığınması demektir.
Bu mübarek gece, hem Kur’an’ın işaret ettiği mübarek gecelere hem de rahmetin genişliğine dair ilahi mesajların birleştiği bir vakittir.
Müminler bu geceyi, kaderin yazıldığı ve kalplerin arındığı bir fırsat olarak görür.
Bu gece, kullarının dualarının kabul olduğu, günahların affedildiği ve ruhların huzur bulduğu müstesna anlardan biridir.
Duhân Suresi 3. Ayet:
“Biz onu mübarek bir gecede indirdik.
Gerçekten biz uyarıcıyız.”
Bu ayet, mübarek gecelerin insanlığın kaderini etkileyen önemli zaman dilimleri olduğuna işaret eder. Allah’ın kelamının indirildiği bu geceler, uyarı ve rahmet zamanlarıdır. Bu vurgu, Beraat Kandili gibi gecelerin ilahi hikmet ve takdirle dolu olduğunu, kulun kaderi üzerinde derin bir mana taşıdığını hatırlatır.
Peygamber Efendimiz, Beraat Kandili’ni ihya edenlerin dualarının kabul edileceğini ve Allah’ın rahmetinin üzerlerine ineceğini müjdelemiştir.
Alimler, bu gecede bir yıl boyunca işlenen küçük günahların bağışlandığını, kalplerin ferahladığını ve gönüllerin Allah’a yöneldiğini ifade eder.
Zümer Suresi 53. Ayet:
“De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.
O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Bu ayet, Allah’ın merhametinin sınırsızlığına ve kulun ne kadar hata yapmış olursa olsun geri dönüş kapısının daima açık olduğuna vurgu yapar. Beraat Gecesi’nin ruhunu tamamlayan bu mesaj, ümitsizliğin yasak olduğunu, affa yönelmenin ise bir rahmet kapısı olduğunu hatırlatır. Kulun kendini yalnız ve değersiz hissettiği anlarda bile Allah’ın onu bağışlamaya hazır olduğunu müjdeler.
Müminler, bu geceyi namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek ve sadaka ile ihya ederler.
Kırgınlıkları affeder, gönüllerini temizler, kalplerine sevgi ve merhamet doldururlar.
Beraat Kandili, sadece bireysel değil, toplumsal bir manevi arınmadır; insanlar bu gecede birbirine şefkatle yaklaşır ve gönüller bir bütün olur.
Geceyi saran sessizlik, yıldızların ışığı, kalplerin dualarla titreyişi…
Her yıldız bir dilek, her nefes bir şükürdür.
Kalplerin Rabbimize yöneldiği, ruhun teslimiyetle dolduğu anlardır.
Bu gece, geçmişin yüklerinden kurtulmak, kırgınlıkları bırakmak ve geleceğe umutla bakmak için bir fırsattır.
Beraat Kandili’ni ihya edenler, hayatın karmaşasında ruhun sükunet bulmasını, kalplerin yumuşamasını beklerler.
Dualar kabul olur, niyetler saflaşır; her biri Allah’ın rahmetiyle kalplere işleyen bir ışık olur ve manevi bir ferahlık bırakır.
Gelin, bu mübarek gecede kalplerimizi arındıralım, kırgınlıklarımızı bırakalım, affı ve huzuru kucaklayalım.
Beraat Kandili, maneviyatın, affın ve huzurun gecesidir.
Mukadder ben; her nefes, her dua, her iyi niyet ruhumuza işleyen bir ışık olsun; kalplerimiz aydınlansın ve gönüllerimiz teslimiyete hazır olsun duasında bulunan…
Sevgilerimle…