ASKİ verileri, Ankara’daki baraj doluluk oranlarının kritik seviyelere gerilediğini ortaya koyuyor. Kış mevsiminin ortasında açıklanan bu tablo, başkentte su yönetimine ilişkin öngörü ve tedbir ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıyor.

Ankara’nın içme suyunu sağlayan barajlarda doluluk oranları alarm veriyor. Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (ASKİ) 25 Ocak 2026 tarihli resmi verilerine göre, başkenti besleyen barajlardaki toplam doluluk oranı yüzde 12,58 seviyesinde ölçülürken, kullanılabilir aktif su oranı yalnızca yüzde 1,35 olarak kaydedildi.

Kış aylarının ortasında açıklanan bu veriler, Ankara’nın su kaynakları açısından riskli bir sürece girdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, aktif su oranının bu denli düşmesinin, barajlarda görünen suyun önemli bir bölümünün teknik olarak kullanılamaz durumda olduğu anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

ASKİ’nin paylaştığı verilere göre 25 Ocak itibarıyla Ankara’daki barajların doluluk oranları şöyle:

Akyar Barajı: %1,97

Çubuk 2 Barajı: %3,36

Kargalı Barajı: %11,25

Kavşakkaya Barajı: %3,24

Kurtboğazı Barajı: %8,51

Çamlıdere Barajı: %13,73

Eğrekkaya Barajı: %17,32

Peçenek Barajı: %15,12

Kesikköprü Barajı: %100

Türkeşrefli Barajı: %5,92

Ankara’nın ana içme suyu kaynakları arasında yer alan barajların büyük bölümünde doluluk oranlarının yüzde 20’nin altında kalması dikkat çekiyor. Kesikköprü Barajı’ndaki yüzde 100 doluluk oranına rağmen, genel tablo başkent için su arzı açısından riskin devam ettiğini gösteriyor.

Ortaya çıkan bu tablo, su yönetimine ilişkin tedbirlerin yalnızca bugünü değil, önümüzdeki süreci de kapsayacak şekilde planlanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yetkili kurumların, kısa süre önce Ankara’nın farklı ilçelerinde uygulanan planlı su kesintilerinden kaynaklanan mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması ve vatandaşların susuz bırakılmaması için süreci kamu yararı gözetilerek yönetmesi bekleniyor.

Ankara’da su yönetiminin artık temennilerle değil, somut öngörü ve kararlı adımlarla yönetilmesi gerekiyor. Vatandaşların susuz bırakılmasının olağanlaştırılmadığı, planlı kesintilerin kader gibi sunulmadığı bir kent mümkün ve bu sorumluluğun ertelenmeden üstlenilmesi şart.

Mevcut baraj verileri, Ankara’da su yönetiminin kısa vadeli müdahalelerle değil; talep yönetimi, kaynak çeşitlendirmesi ve kayıp-kaçak oranlarını azaltmaya yönelik bütüncül ve öngörülü bir planlama anlayışıyla ele alınmasını zorunlu kılıyor. Aksi halde planlı su kesintilerinin geçici değil, kalıcı bir uygulamaya dönüşme riski bulunuyor.

Mukadder ben, Ankara’da su yönetiminin ciddi bir öngörüye ihtiyaç duyduğunu düşünen; vatandaşların susuz bırakılmadığı, planlı kesintilerin bir zorunluluk haline gelmediği bir kent hayal eden ve yetkilileri bu süreci şeffaf ve kararlı biçimde yönetmeye davet eden…

Sevgilerimle...