Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın vizyoner liderliğinde ASBÜ, Türkiye’de yükseköğretimin yönünü değiştiren, eğitimde çıtayı yeniden belirleyen bir başarı hikâyesi yazıyor.

Bazı başarılar vardır; kimse gürültüsünü duymaz ama etkisi çok uzaktan hissedilir. Bazı kurumlar vardır; yıllar içinde adım adım, sabırla, akılla ve doğru kadrolarla büyür. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), işte böyle bir yükselişin adı oldu.
QS 2026 Avrupa Üniversiteleri Sıralaması açıklandığında, bu sessiz yürüyüşün artık saklanamayacak kadar görünür olduğuna bir kez daha tanık olduk. ASBÜ, Avrupa’da ilk 1000, Türkiye’de ilk 100 içerisinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı.
Bu başarıyı sadece bir rakam ya da bir sıralama olarak görmek eksik bir bakış olur. Çünkü bu sonuç; yıllardır verilen emeğin, kurulan akademik altyapının, özgün eğitim modelinin ve bütüncül bir vizyonun dışa yansımasıdır.
Liderliğin Baş Mimarı: Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan
ASBÜ’nün bu yükselişinin en belirleyici aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Rektör Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan. Onun yönetimi, üniversiteyi sadece yöneten değil; ona vizyon veren, yön gösteren, kimlik kazandıran bir yapı taşı niteliğinde.
Arıcan, ASBÜ’nün uluslararası yükselişinin baş mimarı olarak sakin ama kararlı bir liderlik sergiledi. Polemiğe değil üretime, slogana değil akademik kaliteye yönelen bir anlayışla üniversitenin omurgasını güçlendirdi. Sosyal bilimlerde tematik üniversite modelini kurumsallaştırdı; uluslararasılaşmayı stratejik bir hedef olmaktan çıkarıp üniversitenin doğal bir refleksi hâline getirdi.
Onun öngörüsü, kadro tercihi, akademik iklimi güçlendiren yaklaşımı ve vizyonu sayesinde ASBÜ bugün 82 ülkeden öğrenciyi bir araya getiren, nitelikli öğretim üyesi/öğrenci oranı ile öne çıkan ve araştırma kalitesiyle uluslararası literatürde görünür bir kurum hâline geldi.
Kısacası QS 2026 başarısı, Arıcan’ın liderliğinde inşa edilen bir kurumsal dönüşüm hikâyesinin somut bir dışa vurumudur.
Akademisyenlerin ve Kurumsal Yapının Ortak Eseri
Bu yükseliş; fakülte dekanlarından bölüm başkanlarına, genç araştırmacılardan uluslararası öğrencilere kadar geniş bir yapının ortak emeğiyle mümkün oldu.
ASBÜ’nün özgün eğitim modeli, butik akademik yapısı, kültürel çeşitliliği ve araştırma performansı bu başarının dayanaklarını oluşturdu.
ASBÜ bugün sadece bir üniversite değildir; sosyal bilimlerde uluslararası bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen güçlü bir yapıdır.
Bir Gözlemci Olarak Gururum
Tüm bu tabloya baktığımda kendi adıma büyük bir gurur hissediyorum.
Çünkü bu başarı yalnızca ASBÜ’nün değil; Türkiye’nin eğitim vizyonunun da büyüdüğünün bir göstergesi.
Gençlerin böyle bir atmosferde yetişmesi, dünya ile rekabet edebilecek bir akademik donanım kazanması, bu ülkenin yarınları adına umut verici.
ASBÜ’nün yükselişi; hem ilham verici hem de Türkiye’nin yükseköğretim potansiyeline dair güçlü bir kanıt niteliğinde.
Görünen o ki bu yürüyüş daha yeni başlıyor…
Ve bu hikâyenin daha yazılacak çok başarılı sayfası var.
Mukadder ben; akademik duruşuyla fark oluşturan ASBÜ’nün başarılarının artarak devam etmesini dileyen ülkemizin eğitim vizyonuna kattıkları değer için bir kez daha teşekkür eden.
Sevgilerimle...