İletişim Başkanı Duran ile yaptığımız samimi sohbet, yerel basının sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Duran’ın duyarlı ve çözüm odaklı yaklaşımı umut verdi.
Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın dinleyen, anlayan ve not eden yaklaşımı, yıllardır sesi duyulmayan yerel basına yeniden güven aşıladı.
Türkiye’de iletişimin, medyanın ve kamuoyuna aktarılan bilginin sağlıklı zeminde ilerlemesi, her dönem önemli bir sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluğu hakkıyla taşıyan isimlerden biri de kuşkusuz ki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof.Dr.Burhanettin Duran.
Akademik geçmişi, yıllara dayanan düşünce üretimi, kurumsal hafıza birikimi ve kamu iletişimi alanındaki yetkinliğiyle; bulunduğu konumun hakkını veren, sakin üslubunu koruyan bir devlet adamı…
Uzun süredir İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile görüşmek istiyordum. Kendisiyle tanışıp sohbet etme şansına sonunda eriştim… Duran’ın nezaketi, sakin ve yapıcı üslubu, meseleleri dinlerken gösterdiği özen, kendisine olan sempatimi daha da artırdı.
Prof. Dr. Burhanettin Duran ile sohbetimizi; meslek büyüğüm, rehber kabul ettiğim ve birlikte yol yürüdüğüm, yıllarını gazeteciliğe adamış, sahadaki hâkimiyeti ve güçlü kalemiyle daima ilham aldığım yıllarını gazeteciliğe adamış, değerli gazeteci İbrahim Gökdemir’le birlikte gerçekleştirdik... Yerel basının yıllardır içinde bulunduğu yapısal sorunları, sektörde hak ettiği değeri göremeyişimizi, medya pastasından adil bir şekilde pay alamayışımızı anlattık. Yerel basının bu ülkenin sesi olduğunu, buna rağmen çoğu zaman görmezden gelindiğini ifade ettik.
Prof. Dr. Burhanettin Duran, tüm bu serzenişleri büyük bir sabırla ve dikkatle dinledi. Konuya makul bir duyarlılıkla yaklaştı; “Bu mesele yeniden değerlendirilmeli, neler yapılabilir bir kez daha gözden geçirelim” diyerek, yerel basının ihtiyaçlarını gündemine alacağını ifade etti.
Bu cümle, sadece bir söz değil; yıllardır çözüm bekleyen bir alan için umuda açılmış bir pencere niteliğindeydi.
Bugün kamu kurumlarında bu hassasiyeti görmek, dinlenildiğini hissetmek, taleplerin karşılık bulacağını bilmek…
Hem mesleğim adına hem de yerel medya çalışanları adına son derece kıymetli.
Bizler, görevimizi hakkıyla yapmaya; gerçekleri kamuoyuna taşıma sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz.
Dilerim ki bundan sonraki süreçte, yerel basının güçlenmesi adına daha somut adımlar atılır ve bu ülkenin iletişim zincirinde en güçlü halkalardan biri hâline gelmemiz sağlanır.
Kendisiyle yaptığımız sohbetten sonra bir kez daha anladım ki, Prof. Dr. Burhanettin Duran sadece akademik kökeni güçlü bir isim değil; aynı zamanda sahayı bilen, devlet tecrübesi yüksek, iletişim diline hâkim bir yönetici. Ortadoğu çalışmalarıyla akademide saygın bir yer edinmiş, SETA’daki yöneticiliği döneminde politika ve iletişim alanında önemli analizlere imza atmış bir isim olarak bugün İletişim Başkanlığı görevini de aynı ciddiyet ve sorumluluk duygusuyla yürütüyor. En önemlisi; “ben bilirim” değil, “gelin birlikte konuşalım” yaklaşımında… Yerel basını anlamaya ve duymaya açık tavrı da bunun en güçlü göstergesiydi.
Mukadder ben;
Kıymetli Prof. Dr. Burhanettin Duran’a göstermiş olduğu nezaket, samimi ilgi ve duyarlı yaklaşımı için; şahsım ve İbrahim Gökdemir adına, yürekten teşekkür eden…