Merkez Ankara’da bazı projeler vardır; sadece beton, demir ve binadan ibaret değildir.

Her birinin arkasında bir siyasi dönem, bir belediyecilik anlayışı, harcanan emek ve yıllara yayılan bir hikâye vardır.

İşte Ulus Kültür Merkezi ve Kapalı Dolmuş Durakları da böyle bir proje.

Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarafından açılışı yapılan merkez artık hizmet veriyor.

Gülbaba ve Bentderesi’nde yıllardır farklı noktalarda hizmet veren yaklaşık 1.000 dolmuş, 15 Ağustos itibarıyla yeni merkezden seferlerine başladı.

Vatandaş açısından bakıldığında önemli bir hizmet.

Dolmuşlar tek merkezde toplanıyor.

Bekleme alanları daha modern hale geliyor.

Ulaşım daha düzenli bir noktaya taşınıyor.

Ulus’un tarihi dokusunun korunması açısından da önemli bir adım atılıyor.

Fakat burada bir parantez açmak gerekiyor.

Çünkü bu proje bugün açılmış olabilir ama hikâyesi bugün başlamadı.

Gökçek döneminin büyük projelerinden biri

Ulus Kültür Merkezi ve Kapalı Dolmuş Durakları Projesi'nin yapımına 2016 yılında başlandığı ve proje 2019’da yönetim değişikliği sırasında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği belirtiliyor.

Yani bu projeyi yalnızca “Mansur Yavaş döneminde yapılan bir proje” olarak anlatmak, Ankara'nın yakın belediyecilik tarihini eksik anlatmak olur.

Çünkü projenin temelinde ve yapım sürecinin önemli bölümünde Melih Gökçek dönemi bulunuyor.

Gökçek döneminde Ulus’un yeniden ayağa kaldırılması, tarihi merkezinin canlandırılması ve bölgedeki ulaşım problemlerinin çözülmesi amacıyla ortaya konulan çalışmaların içerisinde bu proje de önemli bir yer tutuyordu.

Dolmuşların açık alanlarda, dağınık şekilde hizmet vermesi yerine modern, kapalı ve düzenli bir merkeze taşınması fikri de o dönemin Ankara vizyonunun parçalarından biriydi.

Ve bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki o dönemde atılan adım boşa gitmemiş.

Proje yıllar sonra tamamlanmış ve Ankara'nın hizmetine girmiş.

Osman Gökçek'in ısrarı da unutulmamalı.

Bu hikâyenin bir başka tarafı da AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek.

Osman Gökçek, çeşitli dönemlerde yaptığı paylaşımlarla Ulus’taki projenin tamamlanması meselesini gündemde tuttu.

Yani siyasi açıdan bakıldığında Gökçek ailesi açısından bu proje yalnızca geçmişte kalmış bir belediye yatırımı değildi.

“Başladığımız proje ne oldu, ne zaman tamamlanacak?” sorusunun takipçisi olundu.

Bugün ise o sorunun cevabı ortada:

Proje tamamlandı.

Ve bugün Mansur Yavaş tarafından açılışı yapılan merkezden dolmuşlar sefer yapıyor.

Burada hakkaniyetli olmak gerekiyor.

Mansur Yavaş yönetimi projeyi tamamladı ve bugün vatandaşın kullanımına sundu.

Bu, Mansur Yavaş açısından bir belediye hizmetidir ve hakkını teslim etmek gerekir.

Ama aynı şekilde projenin geçmişini de unutmamak gerekir.

Çünkü bir binanın kapısını açmak ile o binanın hikâyesini başlatmak aynı şey değildir.

Başkanlar değişir, Ankara kalır

Bence bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi açısından çok önemli bir gerçeği ortaya koyuyor.

Belediye başkanları değişiyor.

Partiler değişiyor.

Yönetimler değişiyor.

Ama Ankara yerinde duruyor.

Bir başkan döneminde başlanan proje, başka bir başkan döneminde devam edebiliyor, bir başka başkan döneminde tamamlanabiliyor.

Asıl mesele de burada başlıyor.

Bir belediye başkanı “Ben yapmadım” deyip önceki dönemin projesini rafa kaldırırsa şehir kaybeder.

Bir belediye başkanı “Bunu benden önce yaptılar” deyip hizmeti küçümserse yine şehir kaybeder.

Ama geçmişin yatırımını sahiplenip üzerine yeni bir şey koyarsa Ankara kazanır.

Ulus’taki proje tam da bunun örneği.

Melih Gökçek döneminde büyük bölümü yapılan bir proje, Mansur Yavaş döneminde tamamlanarak hizmete açıldı.

Bence burada siyasi kavganın değil, siyasi olgunluğun konuşulması gerekiyor.

Gökçek döneminin emeği teslim edilmeli.

Yavaş döneminin tamamladığı iş de teslim edilmeli.

Çünkü Ankara'nın hizmete ihtiyacı var; siyasi hesaplaşmaya değil.

Asıl sınav şimdi başlıyor.

Üstelik proje yalnızca dolmuş durağından ibaret değil.

Yeni merkezde kapalı otopark, dolmuş hareket ve bekleme peronları, ticari alanlar, seyir terasları, sergi salonları, Başkent Market ve ABB hizmet birimleri gibi farklı kullanım alanları bulunuyor.

Projenin Ulus’taki tarihi ve kültürel alanların daha düzenli kullanılmasına katkı sağlaması da hedefleniyor.

Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bakılması gereken şey sadece “Kim yaptı?” sorusu olmamalı.

“Bu merkez Ankara'ya ne kazandıracak?”

“Vatandaş ne kadar memnun?”

“Dolmuş esnafı hizmetten memnun mu?”

“Ulus trafiğine ne kadar katkı sağladı?”

“Bölgedeki tarihi alanların düzenlenmesine nasıl etki etti?”

Asıl sorular bunlar.

Çünkü açılış bir gündür.

Hizmet ise yıllarca devam eder.

Gökçek'ten Yavaş'a uzanan bir Ankara hikâyesi

Bugün Ulus’ta yeni merkezden hareket eden dolmuşlara binen Ankaralı belki bütün bu siyasi geçmişi bilmiyor.

Onun için önemli olan dolmuşun zamanında kalkması, durağın temiz olması, ulaşımın kolaylaşmasıdır.

Ama şehirlerin hafızası vatandaşın günlük telaşından daha uzun yaşar.

Bugün açılan binanın temelinde dünün emeği vardır.

Dünün emeğinin üzerinde bugünün hizmeti yükselir.

Ve yarın başka bir belediye başkanı geldiğinde belki o da bu merkeze yeni bir özellik kazandıracaktır.

Saygılarımla.