IRMAK GÜNEŞ

NURİ BEKTAŞ ANADOLU LİSESİ

9. SINIF ÖĞRENCİSİ

Kitap Adı: Ölü Ozanlar Derneği

Yazarı: Nancy H. Kleinbaum

Ölü Ozanlar Derneği’nin gerçekten sizi çok etkileyecek ve davranışlarımızı sorgulayacak nitelikte bir eser olduğunu düşünüyorum. Şahsen benim en beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı bile. Bu güne kadar okuduğum kitapların hiçbirinde “ÖZGÜNLÜK” hiç bu kadar özel ve güzel anlatılmamıştı. Kesinlikle okuduğunuzda kendinizi değerli ve özel hissetmenizi sağlayacak bir kitap... Bize her zaman çok müthiş bir şeymiş gibi gösterilen UYUMLULUK kitabın edebiyat öğretmeni karakterine göre hiç de doğru değil. Çünkü o her zaman insanın kendi fikrinin olmasını ve kendi fikirleriyle hareket etmesini savunuyor. Dedim ya hiç bu kadar özel ve güzel anlatan bir kitap okumadım diye işte tam da bundan bahsediyorum: Yazar bizim öve öve anlattığımız uyumluluğu adeta bir sürüye benzetiyor. Bizim de o sürüden olmayıp kendi fikirleriyle hareket eden bireyler olmamız konusunda bizi uyarıyor.

Kitap Welton Akademisi’nde geçen olayları konu edinmiştir. Welton Akademisi mükemmeliyetçi ve kusursuz bir okuldur. Öğrencilerinin de öyle olmasını ister. Welton Akademisi’nde okuyan Neil’de yeni Edebiyat öğretmeni gelene kadar öyledir. Hep babasının istekleri doğrultusunda ilerler asla kendi fikirlerini beyan edemez. Zaten fikirlerinin de bir önemi yoktur doğrusu. Yeni gelen öğretmen de bu okulda okumuştur. Ama o farklı düşüncelere sahip bir insandır. O insanın kendi düşüncelerinin olmasını savunur. Ve öğrencileri de bir süre sonra onu örnek alarak ilerlemeye başlarlar. Neil her zaman bir tiyatro oyunun da oynamak istemekteydi ama babası hiçbir zaman izin vermemişti. Bunun üzerine Neil bir tiyatro oyunun da görev aldı. Ve bu zaman zarfında hep kendi hayalleri doğrultusunda ilerledi. Tiyatro günü geldiğinde babası da tiyatroya geldi ve Neil’i yaka paça oradan götürdü üstelik onu bir askeri okula vereceğini söyledi. Bunun üzerine Neil o gece evde hayatına son verdi. Ama bunun suçlusu babası olmasına rağmen suçluyu Edebiyat Öğretmeni gibi göstertip onu okuldan gönderdiler. Öğrencileri bu durum karşısında kahrolsa da bir faydası olmadı. O yüzden bu hikâyeden çıkarabileceğimiz en önemli sonuçlardan birisi şüphesiz şu ki: İnsanların fikirlerine saygı duymalıyız bize saçma gelebilir, gülünç olabilir ama bırakın kendi hayatlarını kendileri yaşasınlar.

Kitaptan şu sonuca ulaşılabilir: Bu hayattaki en kötü şeylerden birisi Hayatını başkasının yerine yaşamak hep onun düşünceleriyle hareket etmektir. Aslında yazar bize yalvarıyor: Lütfen insanların hayatlarını zindana çevirmeyelim. Küçük zannedilen büyük hatalar beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor.