Futbolu İngilizler bilmem kaç yılında keşfetti. Ancak biz 2022 yazında daha da bir güzel Haymana’ya bambaşka bir hava kattığını keşfettik.

Köy futbol turnuvalarından bahsediyorum. Haymana Belediyesinin oldukça güzel bir girişimi. Bu yaz turnuvaya katılan katılmayan herkes evinde, köyünde, internette, gurbette, hatta yurt dışında bile turnuvayı konuşuyor, konuşacak.

Bazı simaları ilk defa görüyorum mesela, Haymana’ya hiç uğramayanlar bile turnuvada köylerini desteklemeye gelmişler. Bakın kadınlar gelmiş tribüne.. Aslında turizm ilçesinde yıllar önce olması gereken ama henüz alışkın olmadığımız görüntülerden bu da. Haymana’da bir futbol maçı ve saha kenarında kadınlarımız... Bu bile işin bir başka pozitif boyutu. Sahada hakemler bile kadındı. Küfürbaz bazı hemşerilerimiz sövecekken kendine çeki düzen verdi. “La garılar var” demedi kimse. “Aramızda bayanlar var lütfen saygılı olalım” dendi. İşte bir olumlu yan daha. Böyle böyle kıracağız kabuğumuzu.

Çocuklar var her yerde. Saha kenarında oynayan, koşturan maç izleyen, çığlık çığlığa çocuklar ve gençler. Belkide birkaç saatliğine de olsa cep telefonlarına değil sahada oynayan ağabeylerine bakıyorlar. Belkide daha önce hiç olmadıkları kadar heyecanlılar. Zamane çocuklarının heyecanını da çaldık çünkü. İşte o heyecanı birkaç saatliğine de olsa iade etmek bile çok güzel.

Efendim küfür oluyor, kavga çıkıyor, hakaret var” Hayır. Ufak birkaç kişisel sürtüşme haricinde şimdiye kadar gayet centilmence ve dostane maçlar oynandı. Sahada rakip olan iki köyün insanları saha kenarında yan yana izledi. Birisi küfür edecek olsa diğeri “yapma, ayıp yüz yüze bakıyoruz” dedi. Tam da bize yakışan. Çünkü ne kadar adı dokuza çıkmış olsa da, dışarıda “Tu kaka” gösterilmeye çalışılsa da Haymana aslında bu. Yıllardır dostane, kardeşçe yaşayan, ırk ayrımı olmayan bir şehrin harmanı, rol modeli olduk. Fevri birkaç densizin yaptıkları veya yapacakları bizi anlatan masalların konusu değil, olamaz da.

Çatır çatır maçlar oynanıyor. Seyirci hop oturup hop kalkıyor. Çekirdeklerle birlikte heyecandan tırnaklar yeniyor, suyu içen maçın hararetinden elini yüzünü yıkıyor, meşaleler yanıyor, gülenler, ağlayanlar, üzülenler, sevinenler.... Hayatın tüm ahengi aynı anda yaşanıyor. Güzel bir Haymana yazında olması gerekenler bunlar. Köylü gelmiş, esnaftan alışveriş yapılmış, seyyar satıcılar kazanıyor, sabahtan akşama bir renk cümbüşü... .Bence her yıl olmalı, geleneksel hale gelmeli. Hatta seneye bir kuralla küçük, nüfusu az olan yan yana 2-3 köyün tek takım çıkarmasının önü açılmalı. Hatta Haymana Merkez Mahallelerinin de katılımı sağlanmalı. Tüm yaz tam bir futbol, tam bir heyecan fırtınası içinde geçmeli. Ne kaybederiz, ya da neler kazanırız, düşünün. Soğuttuğumuz, unuttuğumuz, belkide küstürdüğümüz köylerimiz Haymana ile barışır, kucaklaşır, hemhal olur. Peki fena mı olur?

Bu arada haftada bir yarım saatte olsa tribüne kaymakamımız, belediye başkanımız gelebilir. Öyle protokole falan değil bizzat halkın arasına oturarak hem samimiyet, hem de işin ciddiyet yönü de kotarılmış olur. Devlet millet yakınlaşması biraz da budur.

Neticede bu köy futbol turnuvası, bunalan, sıkılan, arayıştaki Haymana’ya ilaç gibi geldi. Düşünen, çabalayan, emek veren, organize eden ve sahada ter döken herkesi tebrik ederim. Haymana’ya uzun süredir bambaşka bir hava geldi.... Ve buna çok ihtiyacımız vardı...