Ankara'nın kuzeye açılan kapısı, sakinliği ve aile yaşantısıyla bilinen huzurlu ilçesi Pursaklar, gece yarısı gelen kara bir haberle sarsıldı.
Benimde evime çok yakın mesafede olan olay yerine giden polis araçlarının sirenleri ile irkilmiştim. Öğrendik ki;
Karacaören mevkii TOKİ yolunda kurulan emniyet "şok" uygulama noktasında görevini layığıyla yürüten Polis Memuru Ahmet Türkoğlu, şüphe üzerine durdurulan bir araçtaki gözü dönmüş saldırganın açtığı ateş sonucu haince şehit edildi.
Evli ve üç çocuk babası olan, geride gözü yaşlı bir aile bırakan kahraman polisimize Allah'tan rahmet, emniyet teşkilatımıza başsağlığı diliyorum.
Ankara Valisi Yakup Canbolat’ın açıklamalarıyla olayın detayları ortaya çıkmışken, sormamız ve sorgulamamız gereken çok daha büyük bir toplumsal yara önümüzde duruyor. Hain saldırıyı gerçekleştiren ve ardından intihar eden Yusuf Eray Tekalan isimli şahsın adli sicil dökümü, bu trajedinin ardındaki asıl perdeyi aralıyor.
Suç Dosyaları Kabarık Gezen Canlı Bombalar!
Bu cinayet, anlık bir cinnet hali veya basit bir kaçış girişimi değildir. Polis memurumuzu hayattan koparan katilin geçmişine baktığımızda karşımıza; tehdit, hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme ve en önemlisi "uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma" suçlarından oluşan kabarık bir sabıka dosyası çıkıyor. Dahası, araçtan kaçan ve polis ekiplerince kıskıvrak yakalanan diğer iki şüpheli Yasin Aydaş ve Arif Aydaş'ın da yine uyuşturucu ve silah kanununa muhalefetten çok sayıda sabıka kaydı mevcut.
Bu tabloyu gördükten sonra sormak hakkımız değil mi: Ankara'nın önemli ilçelerinden Pursaklar'da neler oluyor? Bizler sokaklarımızda güvenle yürürken, aramızda adli sicili uyuşturucu ve şiddetle kararmış kaç tane "saatli bomba" elini kolunu sallayarak geziyor? Emniyet ve asayişle ilgili yapısal bir sıkıntı mı var, yoksa sokaklardaki asayiş çemberinin daha da mı daraltılması gerekiyor?
Esenboğa Yolundaki İlk Saldırı Değil!
Aslında Pursaklar bu acıyla ilk kez tanışmıyor. Şöyle hafızalarımızı birkaç yıl geriye sardığımızda, aynı makûs talihin bu güzergahta daha önce de yazıldığını görüyoruz. Geçen yıllarda yine Esenboğa Havalimanı'ndan Pursaklar’a geliş istikametinde kurulan bir polis arama noktasında, bir başka kahraman polis memurumuz benzer bir aymazlığın ve asayiş terörünün hedefi olmuştu. Uygulama noktasında dur ihtarına uymayan ya da şüphe üzerine durdurulan şahıslar tarafından ağır yaralanan polis memurumuz, hastanede yapılan bütün tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit düşmüştü.
Yıllar geçiyor, isimler değişiyor ama Esenboğa-Pursaklar hattındaki bu denetim noktalarında polisimize doğrultulan namlular, polisimizi hayattan koparan o kör zihniyet ne yazık ki değişmiyor. Aynı güzergahta, benzer arama noktalarında verilen bu kaçıncı şehit, dökülen kaçıncı ocak söndüren kan?
Yabancı Madde Bağımlılığı ile Mücadele Yetersiz mi?
Olayın doğrudan uyuşturucu sabıkalı şahıslar tarafından gerçekleştirilmesi, en büyük tehdidin nereden geldiğini bir kez daha tokat gibi yüzümüze vuruyor. Sokakları zehirleyen, gençleri birer suç makinesine dönüştüren yabancı madde bağımlılığı ile mücadele yetersiz mi yapılıyor?
Pursaklar Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin gece gündüz demeden, canı pahasına "şok uygulamalar" yapması ve bu zehir tacirlerinin tepesine binmeye çalışması takdire şayandır. Ancak sadece polisiye tedbirlerle bu bataklığın kurumadığı aşikârdır. Uyuşturucu ile mücadele sadece uygulama noktasında kimlik sormakla bitmez; bu maddelerin ilçeye giriş kanallarının, sokak satıcılarının ve bağımlılık sarmalının kökten temizlenmesi için topyekûn bir seferberlik şarttır. Yerel yönetimler, sivil toplum ve yargı mekanizması, emniyet birimlerinin bu kararlı mücadelesine tam manasıyla lojistik ve hukuki zemin hazırlamak zorundadır.
Asayiş Çemberi Yeniden Çizilmeli
Pursaklar halkı mütedeyyin, devletine ve polisine bağlı bir kitleye sahiptir. Ancak Karacaören gibi geçiş güzergahlarında ve Esenboğa bağlantı yollarında asayiş ve denetimlerin sıklığı sadece geceleri değil, 24 saate yayılmalıdır. Uyuşturucu batağına düşen şahısların adeta birer terörist gibi polise namlu doğrulttuğu bir dönemde, "bireysel silahlanma" ve "maddeye erişim" konularında adli kontrol mekanizmaları radikal şekilde sertleştirilmelidir.
Şehit Polis Memuru Ahmet Türkoğlu’nun acısı yüreğimizi dağlarken, bu olayın Pursaklar ve tüm Ankara için sert bir dönüm noktası olması gerekmektedir. Emniyet teşkilatımızın sahadaki asayiş uygulamalarını daha da sertleştirmesini, uyuşturucuyla mücadelede hiçbir tavize yer verilmemesini bekliyoruz.
Devletimizin kararlılığı hainleri elbet boğacaktır; ancak sokaklarımızın tamamen temizlendiğini görene kadar sormaya devam edeceğiz: Kökünü kurutmak için daha neyi bekliyoruz?
Pursakların yeni emniyet müdürü de Şehit Polis kızı
Pursaklar İlçe Emniyet Müdürümüz Sevil Atasoy ilçemizdeki görevine geçtiğimiz ay başlamıştı. Sevil Atasoy’un babası Mehmet Bayraktar 1998 yılında trafik polisi görevinde iken alkollü bir sürücünün çarpması sonucu şehit olmuş. Atasoy bunun ardından polis memuru olmaya karar vermiş ve 1999 yılında 17 yaşında iken Polis Akademisi’ni kazanmış. En son 2023 yılında Ankara’nın İlk Kadın Trafik Şube Müdürü olarak göreve atanmıştı.
Göreve geldiği günden bu yana başarılı bir idarecilik görevi yapan ilçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren asayiş konusunda hassasiyet gösteriyordu. Şimdi Pursaklar için farklı bir emniyet ve asayiş tedbirleri alınmalı.