Tarımda ziraat mühendislerin yeri ve önemi oldukça önemlidir. Ziraat mühendisleri tarımın ve çiftçiliğin gelişimi için üniversitelerde en az dört yıl eğitim alarak mezun olan kişilerdir. Tarımsal alanda eğitim alarak ve aldıkları eğitimi sahada uygulayarak eğitimlerini tamamlamış kişilerdir ziraat mühendisleri. Bu sebeple ülke tarımının gelişmesi ve üreticinin bilinçli tarım yapabilmesi için ekimden hasada kadar her aşamasında mutlaka ziraat mühendislerinin bilgisi dahilinde üretimin yapılması gerekmektedir. Çiftçi ile ziraat mühendisi arasındaki bağ sürekli devam etmelidir ki ülke olarak hem çiftçi kazansın hem de ülke kalkınsın.

Ama bugün baktığımızda köylü ile ziraat mühendisleri arasındaki bağ tamamen kopmuş durumda. Çiftçilerimiz üretim yaparken maalesef ki atadan dededen kalma yöntemlerle tarlalarını ekip biçiyorlar. Oysaki günümüz hızlı gelişen gerek teknolojisi gerekse de tarımsal endüstrisi eski yöntemlerle yapılan tarımsal üretimi kabul etmiyor. Tarımsal üretimde yeni araştırmalar, yeni yöntemler ve yeni uygulamalar gerekmektedir. Gelişmekte olan endüstri çağında tarımsal üretimde kendini yenileyemiyorsan, yeni araştırmalar yapıp tarım, teknoloji ve bilimi birleştiremiyorsan ne yazık ki yok olmaya mahkumsun. Günümüz dünyasına baktığımızda hızla artan bir insan nüfusu var ve aynı şekilde ne yazık ki tarımsal alanlarda aynı hızla yok olmakta ve azalmaktadır. Buda şu demektir ki günümüz tarımında atadan dededen kalma yöntemleri asla kabul edemez. Ya her seferinde yeni yöntemleri araştırıp birim alanda nasıl daha fazla ürün alabilirim diye sürekli yeni vizyonlar araştıracaksınız ya da ne yazık ki yok olamaya mahkumsunuz.

Şimdi sizde diyeceksiniz ki “atadan dededen kalma yöntemleri eleştiriyorsun ama eskiden bizim babalarımız dedeleriz tarlalarını ekerlerdi güzün harman vakti gelince çok iyi verim alırlardı. Ne gübre vardı ne ilaç vardı ama mahsullerimizin maşallahı vardı. Onların o zaman aldığı mahsulü biz şuanda alamıyoruz. Bütün çiftçiler mutluydu. Cebinde parası vardı. Harman vakti olunca herkes gelir borcunu derdini kapatırdı.”

Evet sizde haklısınız. Ancak şunu da bilmelisiniz ne o eski topraklarımız kaldı, ne eski tohumlarımız nede eski iklimlerimiz. Her şey değişti artık. O eski bozulmamış verimli topraklarımız yok artık. Eskiden süne yoktu, pas yoktu, mantar yoktu, kurt yoktu şu yoktu bu yoktu her neyse. Diyeceğim şu ki iklimler değişti, topraklar değişti, tohumlar değişti.

Günümüz koşulları ne yazık ki eskiyi kabul etmiyor. Eskiden süne de yoktu ilaçta yoktu. Çiftçi buğdayını ekerken acaba süne emer mi, pas gelir mi, kurt yer mi gibi dertleri yoktu. Çünkü doğal denge bozulmamıştı, iklimler değişmemişti. Ama bu gün topraklar çok yorgun artık. Üstelik iklim değişikliğine bağlı olarak yeni hastalıklar ve zararlılar ortaya çıktı.

Bütün bunlar göz önüne alındığında günümüz koşullarında tarımsal üretimde yenilik olmadan ne yazık ki ayakta durmak mümkün olamayacaktır. Demem o ki çiftçilerimiz ekimden hasada kadar her aşamada en ufak bir uygulamada dahi ziraat mühendislerine danışarak hareket etmelidir. Çiftçinin ışığı, bilgi kaynağı, pusulasıdır ziraat mühendisleri. Bilmelisiniz ki bütün ilaçları, gübreleri ve tohumları üreten ziraat mühendisleridir. En ufak bir gübre ya da ilaç alırken bile ziraat mühendislerine danışarak onların bilgisi dahilinde almalısınız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.