Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Doğu Türkistan edebiyatı ve kültürel hafızasına odaklanan bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. D. Mehmet Doğan Divanı’nda düzenlenen “Silinmeye Karşı: ‘Uygur Şiirleri’ ve ‘Tutsak Ruhlar’ ile Direniş Eylemi” başlıklı programda, sürgündeki Uygur şair ve akademisyen Aziz İsa Elkün edebiyat çalışmalarını ve Uygur kültürünün korunmasına yönelik mücadelesini anlattı. Programda, şiir ve edebiyatın kültürel hafızanın korunmasındaki rolü ele alınırken Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmelerin Uygur edebiyatı üzerindeki etkileri de değerlendirildi.

“DOĞU TÜRKİSTAN’IN SESİ OLMAK KÜRESEL BİR AHLÂKİ SORUMLULUKTUR”

Söyleşinin açılış konuşmasını yapan TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, Doğu Türkistan’daki uygulamaları kültürel hafızanın korunması bağlamında değerlendirdi. Kala, Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanındaki unutkanlık salgınına ve Melquíades’in parşömenlerine atıfta bulunarak, edebiyatın toplumların hafızasını taşıyan unsurlardan biri olduğunu vurguladı.

Kala, konuşmasında Türk dünyasının yazılı kültür mirasına da dikkat çekerek Kaşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti't-Türk eserini ve Ali Emîrî Efendi’nin bu esere yönelik yaklaşımını hatırlattı:

“Bir milletin dilini, inancını ve tarihi kodlarını unutturma çabasına karşı en güçlü direniş, o topraklara yüzyıllar öncesinden kazınmış kadim hafızada saklıdır. 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti't-Türk ile inşa ettiği bu sarsılmaz abide, Ali Emîrî Efendi’nin 'Bu kitap değil, Türkistan ülkesidir!' haykırışıyla insanlığın ortak mirasına dönüşmüştür.

Sürgündeki aydın Aziz İsa Elkün’ün yürüttüğü mücadele, Kaşgarlı Mahmud’dan devralınan o köklü mirası küresel sahneye taşımaktadır. Doğu Türkistan’ın sesi olmak artık bölgesel bir mesele değil; özgürlüğü ve insan haysiyetini savunan herkesin yüklenmesi gereken küresel bir ahlaki sorumluluktur.”

Ekran Görüntüsü 2026 09 25 150138

ELKÜN: “2017’DEN BU YANA BASKIN BİR SOYKIRIM SİYASETİ YÜRÜTÜLÜYOR”

Söyleşide kendi eserleri üzerinden Uygur edebiyatının karşı karşıya kaldığı sorunları anlatan Aziz İsa Elkün, 2017 sonrasında bölgedeki baskıların arttığını savundu. Daha önce hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını belirten Elkün, edebiyatçı ve aydınların yaşadığı sorunları kendi deneyimleri üzerinden aktardı.

“Her Uygur’un, burada bulunan her kardeşimizin şahsi olarak yaşadığı acı bir hikayesi vardır” diyen Elkün, 2017 yılından itibaren dozu artan politikalara dikkat çekti: “2017’den beri çok baskın bir soykırım siyaseti uygulanıyor. Yayınlar durduruldu, kütüphaneler boşaltıldı, kitaplar yakıldı ve edebiyat tamamen yasaklandı. Uygur kültürünü yok etmek adına sayısız yazar ve aydın tutuklandı. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar biz unutmadık. Klasiklerimizin banisi Kâşgarlı Mahmud’u rahmetle ve özlemle anıyoruz.”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları mekanizmalarının daha önce yayımladığı belgelerde de Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkların haklarıyla ilgili uzun süreli ve keyfi gözaltılar, kültürel ve dini haklara yönelik kısıtlamalar ile ifade özgürlüğüne ilişkin ciddi endişeler yer aldı. BM İşkenceye Karşı Komite de 2018 yılında bölgede çok sayıda kişinin suçlama veya yargılama olmaksızın tutulduğuna ilişkin raporları gündeme getirmişti.

UYGUR ŞİİRİ ULUSLARARASI OKURLA BULUŞUYOR

Aziz İsa Elkün’ün çalışmaları yalnızca kendi şiirleriyle sınırlı kalmıyor. Londra’da yaşayan Elkün, Uygur şiirinin İngilizceye aktarılması ve Uygur edebiyatının uluslararası okura ulaştırılması konusunda da çalışmalar yürütüyor.

Ekran Görüntüsü 2026 09 25 150132

Elkün tarafından hazırlanan Uyghur Poems antolojisi, 2023 yılında Everyman’s Library tarafından yayımlandı. Eser, Uygur şiirinin sözlü ve yazılı geleneklerinden farklı dönemlere uzanan örnekleri İngilizce okurlarla buluşturdu. Elkün’ün 2025 yılında yayımlanan Imprisoned Souls: Poems of Uyghur Prisoners in China çalışması ise Çin’de hapsedilen Uygur şairlerin şiirlerini bir araya getirdi.

Elkün, akademik çalışmalarını da Londra’da sürdürüyor. 2014 yılından itibaren SOAS University of London bünyesinde Uygur kültürü ve müziğine ilişkin çeşitli araştırma projelerinde yer alan Elkün, 2023'ten bu yana Maqam Beyond Nation projesinde araştırmacı olarak görev yapıyor.

“ŞİİRLERİM YALNIZCA HÜZÜNLE DEĞİL; SEVGİ, UMUT VE GELECEĞE DAİR GÜÇLÜ BİR İYİMSERLİKLE DOLUDUR”

Uygurların kimliği ve tarihine ilişkin tartışmalara da değinen Elkün, çalışmalarında edebiyatı kültürel hafızanın aktarılması için bir araç olarak kullandığını ifade etti ve şöyle dedi:

“Çin, 'Uygurların tarihi yoktur, Türk değildir; Çin kültüründen etkilenmiş Çin asıllı bir halktır' şeklinde uydurma bir tez yaymaya çalışıyor. Kaleme aldığım eserler, bu asimilasyoncu politikanın hakikat dışı olduğunu, Uygurların köklü Türk kimliğini ve tarihini belgelere dayandırarak dünyaya kanıtlamayı amaçlıyor."

TOKİ Ankara'da 70 arsayı satışa çıkarıyor!
TOKİ Ankara'da 70 arsayı satışa çıkarıyor!
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 09 25 150119

Elkün, Londra’daki yaşamından ve Türkiye’de yayımlanan Çimenkuş adlı şiir kitabından da söz etti. Eser, Uygurcadan Türkçeye Amina Wayit Sedef tarafından çevrilerek 2024 yılında yayımlandı. Edebiyat çalışmalarının yalnızca yaşanan acıları anlatmadığını belirten Elkün, eserlerinde umut ve gelecek fikrinin de önemli bir yer tuttuğunu vurguladı:

“Kitaplarımdaki. Özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizi kalemimizle sürdürmeye devam edeceğiz.”

ELKÜN’DEN KALA’YA “ÇİMENKUŞ” TAKDİMİ

Söyleşinin sonunda Aziz İsa Elkün, Çimenkuş adlı eserini TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala’ya takdim etti. Program kapsamında Kala ve TYB Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz tarafından Elkün’e TYB yayınlarından oluşan bir kitap seti ile özel bir tablo hediye edildi.

Aziz İsa Elkün, edebiyat çalışmalarının yanı sıra Uygur PEN Merkezi bünyesinde de faaliyet yürütüyor. Nisan 2025'te Uygur PEN Merkezi başkanlığına seçilen Elkün, şiir, akademik çalışmalar ve çeviri faaliyetleri aracılığıyla Uygur edebiyatının farklı ülkelerde tanınmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Kaynak: Hacer Koca