Bayram; sadece aynı sofraya oturmak değil, eksilenleri hatırlarken; yüreğini sevgisiyle dolduranlara daha sıkı sarılabilmektir… Çünkü Kurban, paylaşmanın bereketi kadar, yokluğun sessizliğini de insana en derinden hissettirir.

İnananlar için Kurban Bayramı derin bir anlam taşır.

Kurban; İbrahim’ce bir adanış, İsmail’ce bir teslimiyettir.

Bıçağın Allah için bilendiği, yüreğin imanla sınandığı, İsmail’in ise korkusuzca teslimiyetle durduğu anın adıdır kurban…

Bu yüzden Kurban Bayramı yalnızca kesilen kurbanlarla değil; insanın neyi Allah için feda edebildiğiyle anlam kazanır. Kimi kibirini bırakır, kimi kırgınlığını… Kimi yıllardır içinde büyüttüğü öfkesini, kimi de yalnızlığını paylaşmanın yolunu arar.

Bayram; paylaşmanın berekete dönüştüğü en güzel zamanlardan biridir.

Bir sofranın çoğalmasıdır bayram…

Bir tabaktan komşuya uzanan ikram, bir çocuğun avucuna bırakılan harçlık, kapısı çalınan yaşlı bir gönül, uzaklardan gelen bir “iyi bayramlar” sesidir.

Çünkü bayram, sadece takvimde yazılı birkaç gün değildir.

İnsanların birbirine yeniden yaklaşabildiği, küslüklerin susup muhabbetin konuştuğu özel bir vakittir.

Aynı sofrada buluşabilmenin, aynı duaya “âmin” diyebilmenin kıymetini hatırlatır insana. Yıllardır görüşmeyen kardeşleri bir araya getiren, annelerin günler öncesinden hazırlık yaptığı, çocukların yeni kıyafet heyecanıyla sabahı zor ettiği zamandır bayram.

Ve aslında bayram biraz da hatırlamaktır…

Hayatın telaşı içinde unuttuğumuz sevgiyi, merhameti, paylaşmayı yeniden kalbimize çağırmaktır.

Ama bayram her eve aynı uğramaz…

Bazı evlerin sabah kahvaltısını hazırlayan anneleri artık yoktur.

Bazı evlerinde bayram namazından dönen bir babaları yoktur artık...

Bazı sofralarda bir sandalye hep boş kalır.

Bazı eller, öpülmeyi beklemeden toprağa emanet edilmiştir artık.

İşte o yüzden bazı evlerde bayram, sadece bir gün değil; eksikliğin en çok hissedildiği zamandır.

Ne kapı zili eski neşe ile çalar, ne kahkahalar eskisi kadar uzun sürer.

Sofraya yemeklerden önce hatıralar oturur.

Bir annenin sesi dolaşır mutfakta, bir babanın gölgesi geçer kapının önünden,
bir evladın özlemi çöker yüreğe…

Ve insan en çok bayram sabahlarında anlar; bazı yokluklar hiç alışılmıyormuş.

Çünkü bayram bazen büyük bir sevinçtir…

Bazen de insanın içine sessizce çektiği derin bir “ah”tır.

Hem kavuşmanın hem özlemenin adıdır bayram.

Bir yanı dua, bir yanı gözyaşıdır.

O yüzden bugün sevdiklerimize biraz daha sıkı sarılalım.

Hayatta olanların kıymetini vakit geçmeden bilelim.

Bir gönle dokunalım, bir yetimin başını okşayalım, bir yaşlının kapısını çalalım.

Çünkü yarın kimin eksikliğinin soframıza oturacağını hiçbirimiz bilmiyoruz…

Mukadder ben; herkese iyi bayramlar dileyen...

Sevgilerimle...