Herkesin az çok duyduğu bir hikayedir; ”Bize de mi lo lo…” hikayesi. Ben yine de bir kez daha hatırlatayım.
Adamın birisi mahkemeliktir. Avukata gidip durumu anlatır. Avukatı; “Tamam şimdi mahkeme sana söz verince sen sadece lo..lo…lo… de başka bir kelime konuşma” der. Anlaşırlar.
Mahkemede hakim adama olayı sorunca bizimki “lo lo” dan başka bir şey demez. Avukatta adamı bir güzel savununca dava kazanılır.
Mahkemeden çıkarlar. Avukat “Eveeett.. artık davayı kazandığımıza göre şu bizim avukatlık ücretini alalım” deyince, adam bu defa avukata “lo lo lo”dan başka bir kelam etmez. Buna bozulan avukat “Ulan hakim karşısında numara yaptın anladık ta bize de lo.. lo..” der.
“Bize de mi lo lo” nun hikayesini ben böyle biliyorum. Başka yerlerde başka türlü de anlatılabilir.
Neyse .. elektrik faturaları malum. Geldiği zaman fatura gibi değil de evlat acısı gibi geliyor. Elbette evde kahvede dertleniyor, yakınıyoruz. Laf faturalardan açılınca yıllardır köyünde AKP’nin bir numaralı savunuculuğunu yapan bir abimiz “Yav hakikaten bize bile çok geldi bu sefer”dedi.
“Bize bile….” Derken ki halini görmek lazım. “Lan biz yıllardır bu partiyi koşturduk,oy verdik, reis’e iki kem söz ettirmedik, ama bize de herkes gibi fahiş fatura geldi” der gibiydi.
O zannediyor ki, CHP’liye veya diğer partililere zamlı gelsin onlar hak ediyor. Ama biz AKP’liyiz bize de mi zamlı yani…
Onlar istiyor ki petrole yanaşınca ve AKP kimliğini gösterince zamsız tarifeden depo dolsun, faturalar yazılırken AKP’liye bir kıyak yapılsın, çarşı pazarda alışverişte AKP’nin bir güzelliğini görelim.
Hep öyle alıştırıldı çünkü. Devletin kurumları bile birçok yerde ballı börekli karşıladı, işini gördü, liyakat bir kenara itilerek yakınını işe aldı, olmayacak evrak işlerini olur kıldı, kanunen engel birçok bürokratik setleri kaldırdı, önünü açtı. Köyüne bile hizmet giderken bazılarının kum, çakıl, asfalt her neyse evinin önüne kadar giderken, bazılarının semtine bile uğramadı. Yıllardır hep böyle alıştırıldı.
Şimdi CHP’li, İYİ Parti’li veya Saadete Partili ile aynı kazık fatura buna da gelince “Bize de lo lo”ya başladı. İnanmadı. Kendi kendine adaleti sorguladı. “Ulan biz AKP’liyiz hayat bize de zor olmamalı” diye derin derin düşünüyor şimdi.
İşte hayat böyle. Deniz bitti, kara göründü. Eskiden Türkiye karma ekonomi ile yönetilir, devletin her işletmede bir rolü, payı olur, böyle durumlarda fiyat dengeleyicisi olurdu. Her sektörde devletin fabrikası mevcuttu. Bir malın fiyatı fahiş artınca devlet piyasaya ucuz mal sürer ve dengeli bir artış sağlardı. Ne zaman devlete ait fabrikaları, işletmeleri, kurumları satıp savıp yedik. Herşey özel sektörün eline ve vicdanına kaldı. İşte durum ortada.
Sanada “lolo” bana da “lolo”, AKP’liyede “lolo”, alayımıza “lo lo” bundan sonra.
HAFTANIN HABERİ: Kıyma pahalı ise kuzu alıp kestirin diyen Mustafa Destici; “Sebze pahalı geliyorsa direk tarla alın” diyerek bir kez daha zekası ile şaşırttı.