Türk Kızılay ProTürk Plazma fabrikasının günler öncesi temel atma töreni için bölgenin hazırlandığını biliyordum.
Ben de Perşembe günü sabah 10.30 gibi Çubuk yoluna düştüm. Doğru Çubuk ilçesine gittim, etrafı çarşı sokak dolaştım. Belediyenin faaliyetlerini bir meraklısı gibi vatandaşa sordum cevaplar aldım.
Bölgenin kalkınmada geldiği noktayı vatandaş biliyor mu diye merak etmiştim; bunun cevabını aldım.
Yazır Mahallesi’nin Çubuk ile neredeyse birleştiğine özel teşebbüs tesislerinin ve fabrikalarının mantar gibi çoğaldığına şahit oldum.
Güldarpı’dan ilerleyerek Melikşah Mahallesi’ndeki Türk Kızılay ProTürk Plazma fabrikasının temelinin atılacağı alana geldim.
Şantiye alanında son derece özenle yapılmış hazırlıkları takip ettim.
Çubuk Belediye Başkanı Av. Baki Demirbaş ile Türk Kızılay Barınma Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü ve Proje Koordinatörü Bayram Nadir Erze'nin bir oyana bir bu yana koşuşturduğunu, yanlarında kırk yıllık dostları gibi bulunan Güney Koreli SK Plasma CEO'su Seungjoo Kim'in ve ekibinin bulunması dikkatimi çekti.
Ben de uzunca bir süre aralarında neler konuştuklarına kulak misafiri oldum.
Bu arada tören alanında Kızılay teşkilatı ve organizasyon firması düzenli bir hazırlık yapmış. Sıcakta Kızılay patentli içecekler, su ve ikramlar boldu.
Tören alanına erken gelen AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek yetkililerden bilgi alıp temel atılacak alanı gezdi. Törenin başlamasına az bir süre kala AK Parti Ankara Milletvekili Kurtcan Çelebi de geldi. Tören için protokol hazırdı.

Ben aylar öncesi bir yazımda Çubuk yatırım üssü oluyor demiştim.
İşte o gün bugündü.
Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde yakaladığı başarıyı şimdi sağlık ve biyoteknoloji alanına taşıyor.
Ankara'nın Çubuk ilçesinde Melikişah Mahallesi’nde temeli atılan Türk Kızılay ProTürk Plazma İlaç Tesisi, sadece bir fabrika değil, Türkiye'nin sağlıkta tam bağımsızlık yolculuğunda atılmış tarihi bir adımdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın canlı bağlantıyla katıldığı temel atma töreni, aslında Türkiye'nin gelecek vizyonunun da ilanı niteliğindeydi.
Türk Kızılay ile Güney Kore'nin önemli biyoteknoloji kuruluşlarından SK Plasma iş birliğiyle hayata geçirilen 500 milyon avroluk yatırım, Ankara'nın üretim ve teknoloji üssü olma yolundaki konumunu daha da güçlendirecek.
Çubuk Kaymakamı Vehbi Bakır'ın da konuşma yaptığı programa, AK Parti Ankara Milletvekili Kurtcan Çelebi, AK Parti Çubuk İlçe Başkanı Ahmet Kılıç, MHP Çubuk İlçe Başkanı Satılmış Ezandemir, SK Plasma Türkiye Genel Müdürü Young-Jun (Leo) Choi ile davetliler katıldığı programı kusursuzdu.
Bugün Türkiye, sağlık alanında kullanılan birçok kritik plazma ürününü yurt dışından temin ediyor.
Bu durum hem ekonomik yük oluşturuyor hem de stratejik açıdan dışa bağımlılığı beraberinde getiriyor. İşte Çubuk'ta yükselmeye başlayan bu tesis, tam da bu bağımlılığı sona erdirecek bir proje olarak öne çıkıyor.
Türk Kızılay Barınma Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü ve Proje Koordinatörü Bayram Nadir Erze'nin açıkladığı rakamlar oldukça dikkat çekici.
Tesis faaliyete geçtiğinde Türkiye'nin her yıl ithal etmek zorunda kaldığı yaklaşık 450 milyon avroluk plazma ürünleri artık yerli ve milli imkânlarla üretilecek. Bunun yanında yaklaşık 300 kişiye doğrudan istihdam sağlanacak.

Ancak bu yatırımın önemi sadece ekonomik rakamlarla ölçülemez.
Çünkü biyoteknoloji, dünyanın geleceğini şekillendiren sektörlerin başında geliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu'nun ifade ettiği gibi, ilerleyen yıllarda bu bölgenin bir biyoteknoloji kampüsüne dönüşmesi hedefleniyor.
Güney Kore ile gerçekleştirilen bu ortaklık aynı zamanda iki ülke arasındaki tarihi dostluğun da somut bir göstergesi.
Kore Savaşı'nda Türk askerlerinin gösterdiği fedakârlıkları unutmadıklarını söyleyen SK Plasma CEO'su Seungjoo Kim'in sözleri, ekonomik iş birliklerinin aslında ne kadar güçlü insani bağlar üzerine kurulduğunu bir kez daha hatırlattı.
Ankara son yıllarda savunma sanayii, teknoloji yatırımları, organize sanayi bölgeleri ve yüksek teknoloji üretim merkezleriyle dikkat çekiyor.
Şimdi buna sağlık teknolojileri ve biyoteknoloji de ekleniyor.
Başkentin kuzeyinde yükselen bu tesis, belki de gelecekte Türkiye'nin sağlık alanındaki dışa bağımlılığını sona erdirecek en önemli merkezlerden biri olacak.
Çubuk'ta atılan bu temel, aslında bir binanın değil; sağlıkta bağımsızlığın, yerli üretimin, teknolojik dönüşümün ve güçlü Türkiye vizyonunun temelidir.
Yıllar sonra bu yatırımın meyveleri toplandığında, bugün atılan temel atma töreni sadece Çubuk'un değil, Türkiye'nin sağlık tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak hatırlanacaktır.
Bu da Çubuk'un yalnızca Ankara'nın değil, Türkiye'nin biyoteknoloji merkezi haline gelebileceğini gösteriyor.
Süreci takip ederken, emeği geçenleri tebrik ediyorum.