Bilgi Kirliliği mi, Siyasi Hesaplaşma mı?
Siyasette sert eleştiriler olur.
Basın da siyasetçileri eleştirir, sorgular ve kamu adına denetim görevini yerine getirir.
Ancak eleştirinin de haberin de temel şartı doğru bilgiye dayanmasıdır.
AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama, son günlerde yaşanan bir tartışmanın farklı bir boyutunu ortaya koydu.
Yıldız, Sözcü Gazetesi'nin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyonu hakkında yaptığı haberin, temel kurumsal bilgileri dahi yanlış aktardığını savunarak sert tepki gösterdi.
Aslında tartışmanın özü de burada yatıyor.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ile Avrupa Birliği'nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu aynı kurum değildir.
Görevleri, yapıları ve yetkileri farklıdır.
Bu iki kurumu birbirine karıştırmak, uluslararası kurumları yakından takip edenler açısından ciddi bir hata olarak değerlendirilir.
Zeynep Yıldız'ın en çok üzerinde durduğu konu ise izim kırmızı çizgimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oldu.
Yıldız, KKTC'nin haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, bu konuda kendilerine yöneltilen ithamları kabul etmediklerini ifade etti.
Bugün gelinen noktada tartışılması gereken yalnızca siyasi polemikler değildir.
Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması da en az bunun kadar önemlidir. Çünkü yanlış bilgiler üzerine kurulan tartışmalar, gerçeğin üzerini örterken toplumdaki kutuplaşmayı da artırmaktadır.
Basının en büyük gücü güvenilirliğidir.
Siyasetin en büyük sorumluluğu ise eleştirilere açık olurken gerçeklerden ayrılmamaktır. İki taraf da bu hassasiyetle hareket ettiğinde kazanan demokrasi olacaktır.
Önümüzdeki günlerde bu tartışmanın nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.
Ancak görünen o ki, Zeynep Yıldız'ın yaptığı açıklama sadece bir tekzip talebi değil; aynı zamanda doğru bilginin önemine dikkat çeken güçlü bir siyasi mesaj niteliği de taşıyor.