O kadar küçük ki, bazen google’de arasanız, o bile tenezzül edip yerini göstermeyebiliyor. Benim çocukluğumda en kalabalık zamanı 17 haneydi. Şu an hane sayısı; 3. Tripleks villa büyüklüğünde bir köy Cingirli. Toprak bakımından da aynı derecede züğürt. Taşı, tarlası, köy içi, mezarlığı falan toplasan 5 bin dönüm.

Köy halkı bakmış toprak bölüne bölüne kişi başına bir saksılık toprak düşecek, o zaman toplamışlar çoluk çocuklarını, büyükşehirlere akmışlar. Kimisi Polatlı, kimisi Haymana, kimisi Ankara, epey bir kesimde Eskişehir de konaklamışlar. Doydukları yere bağlanmışlar, doğdukları yeri hiç unutmamışlar.

Yeni nesil de, ebeveynlerinin yüzünü kara çıkarmamış ve eğitimin dibine vurmuşlar. Okur-yazarlık oranı yüzde 100, Yüksekokul ve üniversiteli oranı yüzde 70, hele ki 90 kuşağından sonraki nesilde üniversiteli oranı yüzde 98.

Göz kamaştıran ve Haymana’nın köyleri arasında belkide en yüksek üniversiteliye sahipler, nüfusa oranlarsanız. Ağırlık Mühendislik, Tıp ve Hukuk gibi kalburüstü yerler. Yaklaşık 10 yıl sonra her birimin önemli mevkilerinde Cingirli Köyünden bir şahıs bulabilirsiniz.

1890’lar civarında Balkanlardan gelip devlet tarafından yerleştirilmişler köye. O zamandan bu zamana köyde, kayıtlara geçmiş bir adli vak’a yok. Kavga dövüş’ü bırakın belkide itiş kakış bile olmamış. Bir Tatar köyü Cingirli. Kavgalarıyla meşhur film kahramanı Tatar Ramazan ile tezat bir gelenek görenekleri var yani.

Asıl konumuza gelirsek; yaklaşık 10 yıldır bir geleneği var buranın. Her yıl önceden belirlenen bir günde (Genellikle Mayıs ayının sonu) Türkiye’nin her tarafına dağılmış Cingirli Köyünden olan şahıslar bir araya gelerek hasret gideriyorlar.

Yaşlısından gencine, beşikteki bebelere kadar koşup geliyorlar. Kilometreler, uzaklık sorun değil. Yeter ki yılda bir defa da olsa bir araya gelmek, hasret gidermek maksat. Belki de bir yıl sonra hakkın rahmetine kavuşacak yaşlılarına daha bir sıkı sarılıyorlar. Birbirlerinden ayrı geçen bir yılın acısını daha bir abartılı çıkartıyorlar.

Gençler, yeni nesil, yeni doğmuş bebekler birbirlerini yeniden tanıyor, akrabalıklar yeniden keşfediliyor, dostluklar daha da pekiştiriliyor, sevgi ve saygının üst düzey harcıyla elbette. Koskocaman bir Cingirli aile tablosu ortaya çıkıyor. Renkli, sevimli ve alabildiğine samimi. Yoldan gelip geçen komşu köylüler gıpta ile bakıyorlar.

Yemekler yeniyor, çaylar içiliyor, çocuklar oyunlarına dağılıyorlar. Kızlar; yaş olayını askıya alarak bir günlüğüne çocuklaşıp ip atlıyor, yakan top oynuyorlar. Erkekler; aslında bir masa tenisi takımı bile çıkaramadıkları köyde 11’e 11 futbol maçı kuruyorlar. Bir günlük kalabalıklaşmanın verdiği coşkuyla.

Birçok oyun kızlı-erkekli oynanıyor. Hani devlet büyüklerimizin ters ters baktığı kızlı-erkekli olayına nazire yaparcasına. El ele diz dize oturuyorlar. İçlerinde art niyetin zırnığı yok. Hepsi arkadaş, dost, akraba hepsi abi kardeş onların. Zaten ar-namus adına 120 yıla yakın bir zaman, bir arada yaşamışlar en küçük bir leke olmamış, eğitimin zirvesine çıkmış, aile terbiyesini ve kültürünü almış genç nesilden mi beklenecek aykırı bir olay? Her şey zihniyette, art niyette oluyor. Bu kişiler aşmış tüm bunları. Ahlak denen şey beyinlerde kendine yer etmiş zaten. Bir araya gelince mi depreşecek? Onlar aşmışlar bunları. İçlerindeki fesadı diline dökenler düşünsün ve uygulayamayacakları kuralı koya dursunlar, bu insanlar rafa kaldırmışlar hepsini; yazısız, yasaksız ve de sorunsuz.

Netice itibariyle; Tüm köylere iyi bir örnek gibi geliyor bu yılda bir toplanma geleneği. İnsanların yolda karşılaşsa akrabasını tanımayacağı zamanlarda yaşıyoruz. Köylüsünü nasıl tanısın. Hele ki yeni kuşak tamamen izole olmuş, geçmişinden, akrabasından, dostundan komşusundan. İşte tüm köylere kanaatimce örnek olabilecek bir etkinlik.

Cingirli küçük bir köy. Haymana’nın en küçük köyü. Ama üç günlük dünyada yüreklerine kocaman bir gelenek sığdırmışlar. Yıllarca devam ettirme niyetinde ve kararlılığındalar. Üç günlük dünyalarını asırlara taşıma hedefindeler… En azından karınca misali “Bunu gerçekleştiremeseler bile, uğrunda ölecekleri bir hedefleri var”...

SAYGILARIMLA.

NOT; Pikniğimize ve köyümüze gelerek bizi onurlandıran Sayın Belediye Başkanımız Özdemir TURGUT’a, Sayın Oğuz YÜCEL’e, Sayın Ali ÇİFÇİ’ye ve Sayın Mehmet FINDIKDALI’na teşekkür ederiz…

Cingirli halkı…