Ramazan… Sadece oruç tutulan bir ay değil; kalplerin yumuşadığı, sofraların bereketlendiği, paylaşmanın anlam kazandığı müstesna bir zaman dilimi.
Bu ayda yapılan her iyilik, sanki gökyüzüne daha hızlı yükselir; edilen her dua, daha derinden hissedilir. İşte tam da böyle bir atmosferde, Bir İyilik Yap Derneği bir kez daha çocukların yüzünde umut olmaya vesile oldu.
Derneğin geleneksel hale getirdiği Çocuk İftarı Programı, bu yıl da öksüz, yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklarımız ile ailelerini aynı sofrada buluşturdu.

O sofrada yalnızca yemek yoktu; merhamet vardı, kardeşlik vardı, paylaşmanın huzuru vardı. Çocukların gözlerindeki ışıltı, Ramazan’ın faziletini anlatmaya yetiyordu.
Aynı sofrada oturmak, aynı duaya “Âmin” demek; makamların, unvanların ötesinde insan olmanın ortak paydasını hatırlattı. Çünkü Ramazan, herkesi eşitleyen bir iklimdir. Zengini de, yoksulu da; yöneticiyi de, yetimi de aynı rahmet sofrasında buluşturur.
Bir İyilik Yap Dernek Başkanı Ahmet Yardımcı ve ekibinin yıllardır sürdürdüğü çalışmalar, işte bu rahmet ikliminin bir yansıması. Yurt içinde burs verilen öğrenciler, dağıtılan gıda kolileri, kışın üşüyen minik bedenlere ulaştırılan montlar ve botlar… Hepsi bir duanın, bir niyetin, bir vicdanın ürünü.

Yurt dışında açılan ulaştırılan yardımlar ve desteklenen yetimler ise iyiliğin sınır tanımadığını gösteriyor.
Bir damla suyun bir köyde nasıl hayata dönüştüğünü, bir gıda paketinin nasıl bayram sevincine dönüştüğünü bilenler için bu çalışmaların anlamı tarif edilemez.
Ramazan ayının fazileti, sadece ibadetle değil; paylaşılan lokmayla, tutulan elle, silinen bir gözyaşıyla tamamlanır. Bir çocuğun yüzünde oluşan tebessüm, belki de yapılan tüm duaların en güzel karşılığıdır.

Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu görüyoruz: Bir sofrada buluşan kalpler gerçekten iyiliği büyütüyor. Ve iyilik büyüdükçe, dünya biraz daha yaşanabilir bir yer hâline geliyor.
Ramazan; hatırlamaktır. Paylaşmayı, şükretmeyi, merhameti hatırlamaktır. Ve bazı sofralar vardır ki, sadece karın doyurmaz… Kalpleri de doyurur.