Dünya siyasetinde bazı hamleler vardır ki sadece bölgesel bir mesaj değildir; küresel dengeleri sarsan stratejik bir deprem etkisi yaratır. İşte bugün yaşanan gelişme tam olarak budur. İran, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinde fiili kontrolünü sertleştirerek adeta dünyaya meydan okudu.

Bu hamle sıradan bir rest değil. Çünkü dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte biri bu dar geçitten akıyor. Başta Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez’in enerji zengini ülkeleri petrolünü bu boğazdan dünya pazarlarına ulaştırıyor.

Boğazın kapanması demek; petrolün, doğal gazın ve enerji güvenliğinin bir anda küresel kriz başlığı haline gelmesi demektir.

ABD’nin Gücü Test Ediliyor

Bu kriz en çok da bölgede askeri varlığıyla yıllardır “enerji yollarının güvenliğini sağlıyoruz” diyen Amerika Birleşik Devletleri için büyük bir sınav anlamına geliyor.

ABD donanması uzun yıllardır Körfez’de devriye geziyor. Ancak bugün İran’ın attığı bu hamle, Washington’a şu soruyu sorduruyor:

“Gerçekten bu enerji yollarını koruyabiliyor musunuz?”

Eğer ABD bu krizi hızlı bir şekilde kontrol altına alamazsa, bu yalnızca enerji piyasalarında değil, küresel liderlik algısında da ciddi bir sarsıntıya yol açacaktır.

Petrol Şoku Kapıda

Enerji piyasaları savaşlardan çok, belirsizlikten korkar. Hürmüz’de tankerlerin durması demek, petrol fiyatlarının fırlaması demektir.

Bugün petrol fiyatları birkaç gün içinde sert yükselirse kimse şaşırmamalı. Çünkü küresel enerji sisteminin kalbi bu dar geçitte atıyor.

Bir başka ifadeyle, dünya ekonomisinin damarlarından biri Hürmüz Boğazı’dır. Ve o damar şu an ciddi şekilde sıkışmış durumda.

Türkiye Açısından Kritik Uyarı

Enerji ithalatçısı bir ülke olan Türkiye için bu gelişme önemli bir stratejik uyarıdır.

Enerji yollarının savaş ve jeopolitik gerilimlere ne kadar açık olduğu bir kez daha görülmüştür. Türkiye’nin yerli enerji yatırımlarını artırması, alternatif enerji hatları oluşturması ve enerji bağımlılığını azaltması artık sadece ekonomik bir tercih değil; milli güvenlik meselesidir.

Son Söz

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu kriz bize şunu gösteriyor:
21. yüzyılda savaşlar sadece cephede yapılmıyor.

Bazen bir füze atılmadan da dünya sarsılabiliyor.
Bazen bir boğaz kapanıyor… ve küresel ekonomi kilitleniyor.