Eşcinselliğin doğuştan veya genetik olmadığını ve eşcinsel sayısındaki artışın doğal faktörlerle ortaya çıkmadığı bilim insanları tarafından kabul görürken ünlü bir filozof ve hekim İbni Sina asırlar öncesinden eşcinselliğin çözümünü bulmuş.
Sosyal medyada paylaşılan bir iddia, kısa sürede geniş tartışma başlattı. Bir kullanıcı, lise yıllarında eşcinsel olduğunu belirttiği bir arkadaşının, 40 gün boyunca horoz eti tüketerek eşcinsellikten kurtulduğunu öne sürdü. Paylaşımda ayrıca, bu yöntemin asırlar önce büyük İslam alimi ve hekimi İbn-i Sina tarafından önerildiği hatırlatıldı.
Söz konusu paylaşım, hem tarihsel kaynaklar hem de modern bilim açısından yeniden değerlendirme konusu oldu.
40 GÜN BOYUNCA HOROZ ETİ YEDİ
Paylaşımda yer alan ifadeye göre, eşcinsel olduğunu belirten kişi çocukluk döneminde babasından yeterli sevgi görmediğini, bu nedenle hemcinslerine yöneldiğini düşündüğünü aktardı. Bu durumdan rahatsız olduğunu ve çözüm arayışı içinde bulunduğunu ifade eden kişinin, İbn-i Sina’ya atfedilen bir metinde “eşcinsellere meyilli erkeklerin 40 gün boyunca horoz eti tüketmesi gerektiği” yönünde bir öneri okuduğu belirtildi.

İddiaya göre kişi, organik horoz eti temin ederek 40 gün boyunca öğle ve akşam öğünlerinde bu eti tükettiğini, sürecin sonunda hemcinslerine yönelik ilgisinin azaldığını ve kadınlara ilgi duymaya başladığını öne sürdü. Aynı paylaşımda, “ne olur ne olmaz” düşüncesiyle haftada bir kez horoz eti tüketmeye devam ettiği de ifade edildi.
İBN-İ SİNA’NIN ASIRLAR ÖNCESİ YAZDIĞI REÇETE İŞE YARADI
İbn-i Sina’nın bedensel mizaca ilişkin değerlendirmelerinde bazı gıdalara özel anlamlar yüklediği belirtiliyor. Kendini “kadınsı” hisseden erkeklere 40 gün boyunca horoz eti yedirilmesi, kendini “erkeksi” hisseden kadınlara ise 40 gün nohut yedirilmesi ve hayıt suyu içirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Orta Çağ İslam tıbbında mizac teorisi önemli bir yer tutuyordu. Bu anlayışa göre bazı yiyecekler “ısıtıcı”, “soğutucu”, “kurutucu” veya “nemlendirici” özellikler taşıyor ve insanın karakteri ile bedensel dengesi üzerinde etkili olabiliyordu. Horoz eti de dönemin tıp anlayışında “kuvvet verici” ve “erkeklik özelliklerini artırıcı” bir besin olarak değerlendiriliyor.
MODERN BİLİM EŞCİNSEL HASTALIK DEĞİL DİYOR
Günümüzde psikoloji ve psikiyatri alanındaki hakim görüş, eşcinselliğin bir hastalık olmadığı yönündedir. Modern tıp literatüründe cinsel davranış bozukluğu, tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olarak sınıflandırılıyor.
2019 yılında saygın bilim dergilerinden Science’ta yayımlanan ve yaklaşık yarım milyon kişinin DNA verilerinin incelendiği geniş kapsamlı araştırmada, “tek bir eşcinsellik geni” bulunmadığı ortaya konmuştu.
TAVUK ETİ ÖSTROJENİ ARTIRIYOR MU?
Sosyal medyada gündeme gelen bir diğer konu ise tavuk etinin erkeklerde östrojen seviyesini artırdığı ve bunun cinsel kimlik üzerinde etkili olabileceği iddiası. Bilim insanları, normal beslenme koşullarında tavuk etinin hormon seviyelerini cinsel yönelimi değiştirecek ölçüde etkilediğine dair güvenilir kanıt bulunmadığını belirtiyor.




