Önceki gün Güvenpark’tan Mansur Yavaş’ın Tercihi ile Ankara’nın kalbi Güvenpark, bir kez daha Türk siyasetinin önemli buluşma noktalarından biri oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla düzenlenen miting, yalnızca bir bayramlaşma değil, protesto ya da siyasi gösteri değil, aynı zamanda CHP içerisindeki güç dengelerinin ve muhalefetin geleceğinin de yeniden şekillendiği bir platforma dönüştü.
Mitingde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın net bir şekilde Özgür Özel’in yanında yer alması oldu.
Uzun yıllardır siyasette temkinli dili ve uzlaştırıcı tavrıyla bilinen Yavaş’ın bu süreçte tarafını açıkça ortaya koyması, sıradan bir siyasi tercih olarak değerlendirilemez.
Çünkü Mansur Yavaş, bugüne kadar parti içi tartışmalardan mümkün olduğunca uzak duran bir siyasetçi profili çizmişti.
Ancak Güvenpark’ta yaptığı konuşma ve verdiği görüntü, CHP’de yaşanan kurultay tartışmasının artık yalnızca parti içi bir mesele olarak görülmediğini ortaya koydu.
Peki Mansur Yavaş neden safını belli etti?
Bunun birkaç nedeni olabilir.
Birincisi,
Yavaş seçilmiş iradeye yönelik müdahale olarak gördüğü bir süreç karşısında sessiz kalmanın kendi siyasi duruşuyla çelişeceğini düşünmüş olabilir.
İkincisi,
CHP’de yaşanabilecek bir liderlik krizinin muhalefetin genel siyasi gücünü zayıflatacağı değerlendirmesi yapılmış olabilir.
Üçüncüsü ise yaklaşan siyasi süreçlerde parti içi birlik görüntüsünün korunması ihtiyacıdır.
Ancak Yavaş’ın tercihinin yalnızca parti disipliniyle açıklanması eksik kalır.
Kamuoyu araştırmalarında adı sık sık Cumhurbaşkanlığı adaylığı için geçen bir siyasetçinin böylesine kritik bir dönemde sessiz kalması zaten mümkün değildi.
Bu nedenle Güvenpark’taki görüntü, sadece Özgür Özel’e destek görüntüsü değildir. Aynı zamanda Mansur Yavaş’ın CHP’nin mevcut yönetimiyle yol yürümeyi tercih ettiğinin ve parti içindeki güç mücadelesinde pozisyonunu netleştirdiğinin ilanıdır.
Öte yandan bu tercih beraberinde bazı soruları da getirmektedir.
Çünkü Mansur Yavaş’ın bugüne kadar kendisine destek veren farklı siyasi görüşlerden seçmen kitleleri bulunmaktadır.
Bundan sonra Yavaş’ın, parti içi tartışmaların bir tarafı olarak mı yoksa tüm kesimlere hitap eden kapsayıcı bir lider olarak mı hareket edeceği dikkatle izlenecektir.
Sonuç olarak Güvenpark mitingi yalnızca Özgür Özel’in meydan okuması değil, aynı zamanda Mansur Yavaş’ın siyasi geleceğine ilişkin önemli bir mesajdır.
Yavaş, sessiz kalmayı değil, tarafını belli etmeyi tercih etmiştir.
Şimdi merak edilen ise bu tercihin CHP içindeki dengeleri ve Türkiye siyasetinin geleceğini nasıl etkileyeceğidir.
Bayram hala devam ediyor, iyi bayramlar.