Siyaset, yalnızca Ankara'nın koridorlarında yapılan hesaplardan ibaret değildir.
Gerçek siyaset; pazarda, sokakta, kahvehanede ve vatandaşın arasında şekillenir. Son günlerde Haymana'da yaşanan gelişme bunun en somut örneklerinden biri oldu.
CHP Seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel'in Ankara Sebze ve Meyve Hali ziyaretinde bir pazarcı esnafıyla arasında geçen diyalog bugün yeniden gündeme geldi.
O gün esnaf, Haymana Belediye Başkanı'nın AK Parti'ye geçeceğini söylemişti. Özgür Özel ise oldukça emin bir şekilde, " Açıklama yaptı, Hayır, geçemez o çocuk" cevabını vermişti.
Aradan zaman geçti ve siyaset sahnesinde beklenmedik gibi görünen ancak aslında sahayı takip edenlerin şaşırmadığı bir gelişme yaşandı. Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, AK Parti saflarına katıldı. Rozetini de AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Böylece pazarcının öngörüsü gerçekleşirken, CHP Seçilmiş Genel Başkanı'nın değerlendirmesi yanlış çıktı.
Burada mesele bir belediye başkanının parti değiştirmesinden çok daha fazlasıdır. Asıl mesele, siyasetin nabzını kimin tuttuğudur. Çünkü siyasetçi bazen çevresindeki dar kadroların oluşturduğu tabloya bakar. Ancak esnaf doğrudan milletin içindedir. Sabahın ilk ışıklarından akşamın geç saatlerine kadar vatandaşla konuşur, dert dinler, beklentileri hisseder.
Son yıllarda CHP yönetiminin en çok eleştirildiği konulardan biri de tam olarak budur. Parti yöneticilerinin sokaktaki değişimi zamanında okuyamaması, teşkilatların sesini yeterince duymaması ve yerel dinamikleri göz ardı etmesi. Haymana örneği de bunun yeni bir göstergesi olarak karşımızda duruyor.
Bir pazarcının gördüğünü genel merkezin görememesi üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Çünkü siyaset sahada kazanılır, masa başında değil. Vatandaşın hissettiği değişimi fark edemeyenler, gün gelir yaşanan gelişmeler karşısında şaşkınlık yaşarlar.
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’un AK Parti'ye geçişi belki tek başına Türkiye siyasetinin yönünü değiştirmez. Ancak verdiği mesaj oldukça açıktır. Siyasette halkın sesine kulak vermeyenler, sahadaki gerçeklerden uzaklaşanlar ve yalnızca kendi çevrelerinin oluşturduğu yankı odalarında siyaset yapanlar, gelişmeleri doğru okuyamazlar.
Bugün gelinen noktada Ankara halindeki pazarcının siyasi öngörüsü tuttu. Bu nedenle sorulması gereken soru şudur:
Haymana'yı kim daha iyi okudu?
Seçilmiş bir genel başkan mı, yoksa tezgâhının başında ekmeğinin peşinde olan pazarcı mı?
Benim kanaatim odur ki; milletin içinde yaşayan, vatandaşın nabzını tutan insanlar, bazen en deneyimli siyasetçilerden daha isabetli değerlendirmeler yapabiliyor. Haymana'da yaşananlar da bunun son örneği olarak siyasi hafızadaki yerini aldı.
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’un son günlerde Bakan Kurum ile görüşmesi ilçeye destek sözü olması konularını işlemiştik.
AK Parti’ye önümüzdeki gönlerde geçişlerin olacağı bu geçişten okumak da mümkün.