Son yıllarda ülkemizde belediyelerin düzenlediği konserler ve kültürel etkinlikler sık sık tartışma konusu oluyor.
Tartışmaların odağında ise çoğu zaman şu soru yer alıyor: Gençlerin önüne kimler rol model olarak çıkarılmalı?
Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın'ın, Manifest grubunun konser talebine ilişkin yaptığı, "Biz bu görevde olduğumuz müddetçe hiçbir Manifest kızı Çorum'a adım atamaz." açıklaması da bu tartışmanın yeni halkası oldu.
Açıklamanın ardından sosyal medya ikiye bölündü.
Bir kesim bunu özgürlüklere müdahale olarak değerlendirirken, diğer kesim ise aile yapısını ve toplumsal değerleri korumaya yönelik kararlı bir duruş olarak gördü.
Ben meseleyi yalnızca bir konser meselesi olarak görmüyorum.
Bugün çocuklarımızı ve gençlerimizi dijital platformlar, sosyal medya fenomenleri, sanatçılar ve popüler kültür şekillendiriyor.
Belediyeler ise sadece asfalt döken, park yapan kurumlar değildir.
Düzenledikleri etkinliklerle, davet ettikleri isimlerle ve harcadıkları kamu kaynaklarıyla aynı zamanda bir kültür politikası da ortaya koyarlar.
Elbette herkes aynı düşünmek zorunda değildir. Sanatın özgür olması gerektiğini savunanlar da olacaktır.
Ancak belediye başkanları da seçildikleri şehirlerin sosyal ve kültürel hassasiyetlerini gözetmekle yükümlüdür.
Kamu adına karar alırken toplumun beklentilerini dikkate almaları kadar doğal bir durum olamaz.
Asıl üzerinde durulması gereken nokta şudur: Gençlerimize nasıl bir gelecek hazırlıyoruz?
Onlara hangi değerleri, hangi örnek şahsiyetleri sunuyoruz?
Popüler olmak, toplum için doğru bir örnek olmak anlamına gelir mi?
Bu sorulara verilecek cevaplar, sadece Çorum'u değil bütün Türkiye'yi ilgilendiriyor.
Başkan Halil İbrahim Aşgın'ın açıklaması, kimilerine göre sert, kimilerine göre cesur olabilir.
Ancak bir gerçeği yeniden gündeme taşımıştır: Yerel yönetimler yalnızca hizmet üretmez; aynı zamanda temsil ettikleri toplumun değerlerine ilişkin tercihlerini de ortaya koyarlar.
Son söz şu olsun:
Gençliği korumak sadece ailelerin görevi değildir.
Devletin, yerel yönetimlerin, eğitim kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğudur.
Tartışmalar kişiler üzerinden değil, gençlerimize nasıl bir gelecek bırakmak istediğimiz üzerinden yürütülürse, işte o zaman gerçek anlamda bir kazanım elde etmiş oluruz.
Helal olsun başkana
Cesur çıkıştı.