Eskiden "Ula ula ula adam cep telefonu yapmış.. ya da breh breh ayranı yok içmeye arabaynan gidiyor çeşmeye" denilir ve sülalece şaşkınlıkla izlenirdi.
Bunlar çok değil 15-20 senelik mevzular. Zamanla ve gelişen teknoloji ile birlikte zorunlu ihtiyaç ve alışkanlıklar da değişti.
Birilerinin höykürerek "Ne şikayet ediyon, çıkar lan telefonunu" veya "Dün eşek sürüyordun bak şimdi araban var" dedikleri gibi değil dünya.
Yine eskiden "Bak dürzüye herşeyi var" diye hayıflanılan, kıskanılan, hasetten çatır çatır çatlanan şeyler artık dünyanın geldiği nokta itibariyle lükslükten zorunlu ihtiyaca dönüştü.
Çünkü sadece biz değil elinde mızrak k..ında yaprak olan kabileler bile bu denilen aletlerle haşır neşir. İnternet denen kimilerine göre dünyayı küçülten müthiş bir teknoloji, kimlerine göre kıyamet öncesi "dabbe"nin gelişi artık her yerde. Kaçamazsın, saklanamazsın.
Sivilceleri patlayıp ergenleşen her çocuğun cep telefonu olacak. Çünkü başta devlet olmak üzere tüm işlemler artık akıllı telefonlar üzerinden yapılıyor. Telefonsuz tuvalete bile gidemeyeceğimiz uygulamalar var. (Misal HES kodu). Karınca kararınca bütçesine uygun her ailenin arabası olacak, (Bu arada araştırmalara göre Avurpanın en az aracı da bizdeymiş). Her aile yılda 3-5 gün tatil yapacak. Bunlar herkesin herşeyden haberdar olduğu bir dünyada artık ihtiyaç arkadaş. Küçük akıllarınıza bunu önce bir sokun.
Yıl boyu eşek gibi çalışan bir ailenin 3-5 gün tatil yapmasını hazmedemeyen denyolara bunun insani bir ihtiyaç olduğunu, dedenin ebenin zamanlarının geride kaldığını, insanların eğlenmeye ve dinlenmeye de haklarının olduğunu nasıl izah edeceksin?
Onlar istiyorlar ki insanlar ömür boyu sürünsün, herşeyden mahrum yaşasın, her güzel şey sadece birilerine yakışsın, dünya nimetlerinin etinden sütünden ayrıcalıklı olanlar faydalansın, fakirsen, züğürtsen sana hiçbir şey layık değil. Efendileri şatafat içinde yaşasın. Halktan birileri bunları yapınca "Vay sen misin yapan?"
Birileri köleliği istiyor anladık, ama bunu dile getiren, çemkiren yine halktan birileri olması insanın zoruna gidiyor. Şaka gibi ama, “it gibi sürünen, köpek gibi yaşa”yı yine kendi gibi olana söylüyor. Güç birliği yapması gereken “puşt birliği” yapıyor.
Vatandaş telefonda alacak, araba da alacak, alışveriş merkezine de gidecek, tatilde yapacak. Niye bunlar birilerine hak'ken birilerine çok..?
Siz iki kelam edip hesap soracaksanız yatlarda, katlarda yaşayıp, dünyanın öbür ucuna tatile giden, bir eli yağda, öbür eli balda olup asıl bunları yaptırmayanlara "Neden yapamıyoruz?" diye hesap sorun.
HAFTANIN HABERİ: Kız Meslek Lisesinin karşı duvarına “Yarın okula gitme. Seni babandan istemeye geleceğiz” yazılmış. Ertesi gün 128 öğrenci, 6 öğretmen, okulun müdiresi ve kantinci okula gitmemiş.