Yerel yönetimlerde başarıyı yalnızca yapılan parklarla, yollarla ya da binalarla ölçmek doğru değildir.
Asıl başarı, zor ekonomik şartlarda belediyeyi ayakta tutabilmek, personelin maaşını zamanında ödeyebilmek ve buna rağmen vatandaşa hizmet üretmeye devam edebilmektir.
Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, son belediye meclis toplantısında yaptığı açıklamalarla belediyenin içinde bulunduğu mali tabloyu kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamalar, yerel yönetimlerin karşı karşıya kaldığı ekonomik zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaklaşık üç yıla yaklaşan görev süresi boyunca, geçmiş dönemden kalan borç yüküne rağmen belediye personelinin maaşlarını düzenli olarak ödeyen bir yönetim anlayışı sergilendi.
Günümüzde birçok belediyede maaşların geciktiği veya ekonomik sıkıntıların çalışanlara yansıdığı bir dönemde, maaşların aksatılmadan ödenmesi önemli bir yönetim başarısı olarak değerlendirilebilir.
Belediye kendi imkânlarıyla yürüttüğü projelerin yanı sıra seçim döneminde vatandaşa verdiği sözleri yerine getirmek için de çalışmalarını sürdürüyor, araç ve makine parkını her fırsatta yeniliyor.
Bunun yanında Ankara Büyükşehir Belediyesinden başta asfalt çalışmaları olmak üzere çeşitli hizmet desteklerinin alınması da ilçede yatırımların devam etmesini sağladı. Ancak madalyonun diğer yüzünde ciddi bir mali gerçek var.
Başkan Çırpanoğlu'nun meclis kürsüsünde ifade ettiği gibi, belediye gelirlerinin yaklaşık yüzde 40'ının İller Bankası tarafından çeşitli borçlar nedeniyle kesilmesi, hizmet üretme kapasitesini önemli ölçüde etkiliyor.
Bu nedenle belediye yönetimi, söz konusu kesintilerin 4-5 ay süreyle durdurulması amacıyla İller Bankasına resmi başvuruda bulunacaklarını açıkladı.
Elbette belediyelerin borçlarını ödemesi hukuk devletinin bir gereğidir. Ancak kamu hizmetlerinin aksamaması, çalışanların mağdur olmaması ve vatandaşın beklediği yatırımların devam edebilmesi için ödeme planlarının belediyeleri tamamen kilitlemeyecek şekilde düzenlenmesi de kamu yararı açısından önem taşımaktadır.
Çapanoğlu "Hizmet etmek için belediyeye ait taşınmazları satmak çözüm değil “
İşte bu cümle aslında bir tercih değil, bir yönetim anlayışıdır.
Çünkü belediyelerin arsaları, dükkânları, arazileri bugün yaşayanların olduğu kadar yarın bu ilçede yaşayacak çocukların da ortak malıdır. Mali sıkıntıya düştüğünde ilk çözüm olarak belediyenin varlıklarını elden çıkarmak kısa vadede rahatlatabilir; fakat gelecek nesillerin hakkını bugünden tüketmek de doğru bir yöntem değildir.
Belki bugün hizmet biraz yavaş ilerler...
Belki bazı projeler birkaç ay gecikir...
Ama belediyenin malını koruyarak, gelirini artırarak ve borçlarını ödeyerek yol almak, uzun vadede çok daha sağlam bir belediyecilik anlayışıdır.
Önümüzdeki süreçte Kahramankazan Belediyesi hem borç yüküyle mücadele etmeye hem de seçim vaatlerini hayata geçirmeye çalışacak. İller Bankası kesintilerine ilişkin yapılacak girişimlerin nasıl sonuçlanacağı da ilçedeki yatırım hızını doğrudan etkileyecek.
Belediyelerin İller Bankası'na yazacağı resmi dilekçe hukuki açıdan tek başına kesintiyi durdurmaya yetmese de bürokratik bir sürecin başlatılması için kritiktir.
İller Bankası, belediyelerden gelen bu tür yoğun erteleme taleplerini raporlayarak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığına iletir.
Yetki Cumhurbaşkanındadır.
Sonuç olarak vatandaşın beklentisi bellidir:
Siyasi tartışmalardan çok hizmet görmek, çalışanların maaşlarını zamanında alması, yolların yapılması, parkların tamamlanması ve belediyenin mali yapısının güçlenmesi ile mümkündür.
Kahramankazan‘da bundan sonraki süreçte en önemli sınav, ekonomik zorluklara rağmen hizmet üretmeye devam edebilmek olacaktır.
Bu da Selim Çırpanoğlu'nun hanesine yazılacaktır.