Sarhoşun biri Rusya Kızıl Meydan'da gezerken "Kahrolsun diktatör" diye bağırır. Bunu duyan 2 polis hemen adamı apar topar gözaltına alırlar. Daha sonra da Devlet Başkanı Stalin'in karşısına çıkarırlar. Stalin; "Bana neden hakaret ettin?" der.
Adam da "Ben size değil Hitler'e Kahrolsun diktatör dedim" der.
Stalin bu defa onu tutuklayan polislere dönerek, "Eee yoldaşlar kahrolsun diktatör dediğinde siz neden beni anladınız Söyleyin bakalım?" der.
Şimdilerde aslında herkes bu paranoyanın içinde. Havadan nem kapanların Türkiye'sinde her söz, her cümle çok derin manalar barındırıyor. Ya da öyle zannediliyor. Hatta öyle olduğu dayatılıyor.
Edilen her söz birilerine dokunuyor, ima ediliyor, ya da "Öyle derken aslına böyle demek istedi" diye bazı çok zeki olduğunu zanneden yalaka tayfasınca hedefe konuyor.
Tıpkı "Galiba yağmur yağacak" diyen adama arkadaşının "Sen bana ördek mi demek istiyorsun" diye anladığı gibi.
Yine memleketin birinde dükkanın birisine hırsız girmiş. Dükkan sahibi de caddeye çıkıp "Hırsız vaarrr..." diye bağırınca, hırsızı değil de dükkan sahibini "Sen kime ne demek istiyorsun" diye alıp götürmüşler. Neyse ki bizim memleketimizde yok böyle şeyler. Haa bir de “Çalıyor ama çalışıyor” vardı değil mi? Hay Allah....
İşte tüm bunlara biz "gocunmak" diyoruz. Yarası olanlar için tabii.. "Ben ortaya lafı goydum isteyen alıp gullanabilir" derdi dizinin birindeki karakter.
Şimdilerde "gocunma" Tarkan üzerinden yürüyor. Hani "Geççek" diye bir şarkı yaptı. Tarkan bunu korona için yazdığını söylüyor. Ama birileri "hadi leenn bizzat bize demişsin" diye üzerine hemen alındı bile. Yok Pensilvanya'dan yazdırılmış, yok arkasında birileri varmış, yok bildiğin trolmuş falan filan..
"Yağmur yağacak" diyenlere "Bana ördek dedi..." diye ağlayarak eve birilerine şikayet etmeye koşanların yaptığı gibi yapıyorlar.
Velev ki Tarkan öyle demek istedi, iyi de neden üzerinize alınıyor, gocunuyorsunuz. Her şey geçebilir.
Diyecek birşey bulamayıp çuvallayıp, üstüne bir de rezil olunca "Efendim bu zat Türkçemizi katlediyor. Geççek diye söz mu olur" diye Nesrin Topkapı'dan figürler sergiliyorlar ki, ama ne gerdan kırma..
İşte maalesef ülkede ekonomi başta olmak üzere birçok sorun varken, aslında en kötülerinden birisi de bu paranoyalı, hastalıklı, ve psikopatlık durumdur.
Kim ne derken acaba ne dedi, kim kime nasıl laf soktu, lan öyle derken böyle dedi. Haydi mahkemeler, davalar, toplumun önüne atmalar, linçler ve neredeyse recm etmeye kadar gidecek saygısız, ön yargılı, demokrasiden uzak, anlayıştan, espriden bi haber toplum yaratılması.
Benim birisine veya bir partiye, ya da ilçemin belediye başkan adayına oy verme kritelerlerim elbette ülkemin ve ilçemin sorunlarına üreteceğine inandığım sorunlardır. Bunları kendi süzgecimde tartarım. Ayrıca bir de ülkemde ve yaşadığım yerde yaratacağı huzur, anlayış ve hoşgörü iklimine de bakarım. Tek düze, yalın, tek pencereden bakan, kültür, sanat ve felsefeden bi haber bir zatsa karşımdaki, Nobel Ülke Yönetimi Ödülü almış olsa bile, benim oyumu alamaz...
Tüm gocunanlara; Ben lafımı ortaya goydum, alan varsa alsın...
HAFTANIN SÖZÜ: Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: “Rusya'nın bize saldıracağını eniştemden öğrendim...”