Üniversitede okuduğum yıllardı. Hemen hepimiz Anadolu'nun bir köyünden veya kasabasından gelmiş, gözünün beyazı grileşmiş gençlerdik.

Bazılarımıza devlet yurdu çıktı ve yerleştik. Ama diğer bazı arkadaşlarımız basit sebeplerle yersiz yurtsuz kaldı. Önlerinde birkaç alternatif vardı. Ya ev tutacaklar, ya da özel yurtlarda kalacaklar. Ama bu özel yurtların hemen hepsi cemaat yurtları.

İş maddiyata dayandığı için ev tutmak çok külfetliydi. Hali vakti olanlar elbette bu işi hemen çözdü. Ama dediğim gibi çoğunluk Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş, çiftçi, işçi veya memur çocuklarıydı. Elde yok avuçta yok.

Sokakta kalacak değiller ya, ister istemez ya da zorunluluktan cemaat yurtlarına gittiler.

Sonuçta birçoğu devlet memuru oldu ve 15 Temmuz'da yaşananları hepimiz biliyoruz. Sırf cemaat yurtlarında kalanlar bir gecede işsiz kaldı. Elbette aralarında masum olmayan, o gece art niyetlerini sonuna kadar kusanlar da vardı. Ancak bazıları da sırf okumak için sokakta kalmamak veya parasız oldukları için o yurtlara gittiler ve tek suçları buydu. Bunu ayırmak adaletin görevi.

Diyeceğim o ki, bugün de değişen birşey yok aslında. Üniversite öğrencisine barınma imkanı sağlanamıyorsa, eğitimlerini tamamlamak adına ister istemez o mecralara doğru akmaları kaçınılmaz. Milyonlarca öğrenci var, ama devlet bir türlü yurt sorununu çözemiyor. Devletin sıcak yuvalarına gidemeyen, parası olmayan maddiyatı zayıf olan çocuk ne yapsın peki? Cemaatlerin kucağına zoraki itiliyorsa, burada masum kim, suçlu kim?

Bakın Haymana'ya devasa bir yurt yapıldı. Ama kız yurdu. Peki erkeklerin suçu ne? Bakın şu anda erkek öğrenciler ya geliş gidiş yapıyor, ya da bir pansiyon köşesinde barınmaya çalışıyor.

Devlet önce iğneyi kendisine bir batıracak ki sonra çuvaldız ile istediği yeri didiklesin.

SMA hastası olan parasını sosyal medyadan kendisi toplasın, kadınlar kendi canını kendi korusun, pandemide batan esnaf başının çaresine baksın, yangını vatandaş kendi söndürsün, depremde pamuk eller cebe, selde “haydi vatandaş boş geçmeyelim, az çok yardım edelim..” herşeye çözüm yerine İBAN paylaşan bir yönetimden de fazla birşey beklememek gerekiyor anlaşılan.

Geçiş garantili yollar, hasta garantili hastanelerden sonra öğrenci garantili yurtlar ne zaman gelecek çekirdek çitleyerek bekliyoruz.

İdlib'e yardım, Somali'ye yardım, Suriye'ye yardım... kendi öğrencine “Allah versin”.

Ama önce Allah hepimize akıl izan versin. yarın Sırat Köprüsü “geçiş garantili” değil ona göre....

HAFTANIN HABERİ: Pahalılığın sebebinin Zincir Marketler olduğunu TV’den öğrenen E.T(52) önümüzdeki seçimde hiçbir markete oy vermeyeceğini açıkladı.