Yerel siyasette bazen bir cümle, uzun uzun yapılan siyasi analizlerden daha fazla anlam taşır.

Son günlerde Ankara siyasetinin en çok konuşulan konularından biri de Haymana Belediye Başkanı Levent Koç'un Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek AK Parti'ye katılması oldu.

Ancak bu geçişin arkasında sadece parti değiştirme kararı değil, yerel yönetimlerde uyum, iletişim ve hizmet üretme meselesi yatıyor.

Levent Koç en dikkat çeken açıklamasını Medya Ankara tarafından 5.'si yapılan "Başkente Değer Ödülleri" töreni sonrası yaptı.

Koç'un, açıklaması Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a aylarca ulaşamadığını söylemesi oldu.

Koç, ilçe başkanlarının ve meclis üyelerinin dahi görüşebildiği bir ortamda, seçilmiş bir ilçe belediye başkanı olarak mesajlarına ve aramalarına dönüş alamadığını ifade etti.

Hatta yaptığı açıklamalarda, siyasi olarak "kaleminin bir yıl önce kırıldığını" gördüğünü söyleyerek yaşadığı kırgınlığı açıkça ortaya koydu.

Bu açıklamalar Ankara siyasetinde geniş yankı uyandırırken, Mansur Yavaş da sessiz...

Bir süre önce İki isim arasında yaşanan "el öpme" tartışması ise siyasi gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

Koç bunu kesin bir dille reddetti.

Aslında tartışmanın özü el öpme meselesi değil. Asıl mesele, Ankara'nın en önemli ilçelerinden biri olan Haymana'nın hizmet noktasında kendisini ne kadar yalnız hissettiği sorusudur.

Yerel yönetimlerde siyasi farklılıklar olabilir. Ancak vatandaşın beklediği şey hizmettir. İlçe belediye başkanı ile büyükşehir belediye başkanının aynı siyasi görüşten olup olmamasından çok, birlikte çalışabilmesi önemlidir. Çünkü vatandaş oy verirken kavga görmek için değil, sorunlarının çözülmesi için sandığa gider.

Levent Koç'un açıklamalarında sık sık vurguladığı konu da buydu. Büyükşehir ile koordinasyon kuramadığını, taleplerine yeterince karşılık bulamadığını ve Haymana'nın ihtiyaçlarının geri planda kaldığını savundu.

Whatsapp Image 2026 06 24 At 10.58.30

Öte yandan Mansur Yavaş cephesinden bakıldığında ise Haymana'nın seçim döneminde önemli destek aldığı ve büyükşehir katkıları olmadan birçok küçük belediyenin hizmet üretmekte zorlanacağı görüşü dile getiriliyor.

Peki vatandaş ne düşünüyor?

Vatandaş için önemli olan, kimin haklı olduğu değil; yolların yapılması, altyapının güçlenmesi, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi, gençlerin iş bulabilmesi ve ilçenin kalkınmasıdır.

Levent Koç'un AK Parti'ye geçmesi Ankara siyasetinde taşları yerinden oynattı.

Bu kararın önümüzdeki süreçte başka belediye başkanlarını etkileyip etkilemeyeceği de merak konusu.

Ancak bu olayın ortaya çıkardığı en önemli gerçek şudur:

Siyasette kapılar kapandığında, iletişim koptuğunda ve ortak akıl ortadan kalktığında, ayrılıklar kaçınılmaz hale gelir.

Haymana örneği, yerel yönetimlerde uyumun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Belediye başkanlarının teşkilatlarıyla, milletvekilleriyle ve büyükşehir yönetimiyle uyum içinde çalışması sadece siyasi başarı için değil, vatandaşın hizmet alabilmesi için de büyük önem taşımaktadır.

Bugün Ankara siyasetinde konuşulan konu bir parti değişikliği gibi görünse de, aslında tartışılan şey yerel yönetimlerde iletişim ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğudur.

Benim kanaatim odur ki; seçilmiş bir ilçe belediye başkanı, hangi partiden olursa olsun, hizmet aldığı ve birlikte çalıştığı kurumların yöneticilerine rahatlıkla ulaşabilmelidir.

Çünkü vatandaşın beklediği siyasi polemik değil, çözümdür.

Siyaset gelip geçer, ancak vatandaşın hafızasında kalan hizmettir.

İletişim koordinasyonu da beraberinde getirir.

Saygılarımla