Bazı insanlar vardır; görev yaptıkları makamla değil, taşıdıkları karakterle hatırlanırlar.
Benim için Mustafa Çiftçi böyle bir isimdir.
Onu ilk kez Çorum’a vali olarak atandığında, Kanal5 TV Ankara Temsilcisi kimliğimle Boğazkale’de, Hattuşa etkinliklerinde tanıdım.
Tarihin binlerce yıllık taşları arasında yaptığımız kısa röportajda dikkatimi çeken şey protokol dili değil, samimiyetiydi.
Devlet ciddiyeti vardı ama mesafe soğuk değildi.
Sonrasında Ankara Çorumlu Dernekler Federasyonu etkinliklerinde karşılaştık. Her seferinde aynı ölçü, aynı tevazu, aynı dikkat…
Özellikle İskilipli Atıf Hoca anma programlarında gösterdiği dik duruş, konjonktüre göre şekillenmeyen bir idare anlayışının işaretiydi.
Sosyal medyada haksız eleştirilere maruz kaldığında desteğimi açıkça ifade ettim. Çünkü gördüğüm şey bir siyasi refleks değil, bir karakter meselesiydi.
Anadolu’dan Devletin Zirvesine
Benimde Dedemin köyü Konya Ilgın Gaziler olunca dikkatimi çekmiştir, öz geçmişi.
1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğan Mustafa Çiftçi’nin hikâyesi, Anadolu’nun bağrından yetişmiş bir mülki idarecinin istikrarlı yürüyüşüdür.
1995 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1996’da İçişleri Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak kaymakam adayı olarak göreve başladı.
Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman’da kaymakamlık yaptı. Ardından İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanlığı görevini yürüttü. 27. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Özel Kalem Müdürlüğü ve Başkan Başmüşavirliği görevlerinde bulundu.
Akademik yolculuğu ise ayrı bir başlık…
Selçuk Üniversitesi’nde yüksek lisans, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezuniyeti, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde ikinci yüksek lisans, Anadolu Üniversitesi Adalet ve İktisat bölümleri…
Ve onun hayatında ayrı bir yere sahip olan bir kimlik daha var: hafız oluşu.
Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiş bir hafız olarak yetişmiş olması, görev anlayışına sadece bürokratik değil, ahlaki bir derinlik kazandırdı.
Devlet görevini bir kariyer basamağı değil, bir emanet bilinci olarak görmesinde bu yönünün etkisi hissediliyor.
2018-2023 yılları arasında Çorum Valisi, 2023-2026 yılları arasında Erzurum Valisi olarak görev yaptı.
Ve 10 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İçişleri Bakanlığı görevine atandı. 11 Şubat 2026 itibarıyla yeni görevine başladı.
Devir Teslimdeki Mütevazı Çağrı
İçişleri Bakanlığı’ndaki devir teslim töreninde yaptığı konuşma, aslında onun devlet anlayışının özeti gibiydi. Görevi bir “makam” değil, bir “emanet” olarak gördüğünü ifade etti. Hukuk devleti ilkesine bağlılık, kamu düzeninin korunması ve milletin huzurunun esas alınacağını vurguladı.
Fakat konuşmasının en dikkat çeken bölümü şuydu: Millete ve çalışma arkadaşlarına hitap ederken, bu görevi layıkıyla yerine getirebilmek için dua istedi.
Bugünün siyaset dilinde çok alışık olmadığımız bir tevazu örneğiydi bu.
Yetkinin gücüne yaslanan bir ton değil; sorumluluğun ağırlığını hisseden bir üslup vardı. Hafız kimliğinin kazandırdığı teslimiyet duygusu, o kürsüde açıkça hissediliyordu. Başarıyı sadece kendi iradesine değil; milletin duasına ve Allah’ın yardımına bağlayan bir anlayış…
Benim tanıdığım Mustafa Çiftçi tam da budur: Makamı büyüten değil, makam karşısında mütevazı kalan bir idareci.
Bugün geldiği noktada şuna inanıyorum: İyi bir vali olmak tesadüf değildir. İyi bir İçişleri Bakanı olmak da öyle…
Çünkü mesele koltuğun büyüklüğü değil;
O koltuğa oturan vicdanın, taşıdığı sorumluluğun ve ettiği duanın samimiyetidir.
Görevin hayırlı olsun Sayın Bakanım….
Allah Utandırmasın…
Mustafa Çiftçi bakanıma “Hayırlı olsun' dileklerimi sunuyorum
Aydın Tufan
Yorumlar