CHP’de uzun süredir tartışılan kongre süreci, delegeler üzerindeki iddialar, şaibe tartışmaları ve parti içi hesaplaşmalar artık yeni bir dönemin kapısını aralıyor. “Mutlak butlan” kararı sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda siyasetin yeniden şekillenmesine neden olabilecek tarihi bir kırılma noktasıdır.

Ve şimdi siyaset sahnesinde yeniden dikkat çeken bir gerçek var:
Kemal Kılıçdaroğlu yeniden geri döndü…

Bu dönüş sadece bir isim tartışması değildir. Bu dönüş, CHP içerisinde yaşanan tartışmaların, kırgınlıkların ve şaibe iddialarının yeniden masaya yatırılması anlamına geliyor. Çünkü parti tabanında oluşan rahatsızlık artık gizlenemiyor. İnsanlar artık sadece “kim genel başkan oldu” sorusunu değil, “bu süreç nasıl yönetildi” sorusunu da yüksek sesle soruyor.

Özgür Özel yönetimi değişim sloganıyla yola çıktı. Ancak bugün gelinen noktada değişimin kendisi kadar yöntemi de tartışılıyor. Delegeler üzerindeki etkiler, kulis savaşları, para ve liste iddiaları CHP tabanında ciddi bir güven kaybına neden oldu.

Mutlak butlan kararı ise bu tartışmaların hukuki boyutunu daha da büyüttü. Çünkü bu karar, kongrenin meşruiyetinin sorgulanmasına neden olurken aynı zamanda CHP için bir arınma sürecinin de kapısını açtı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden sahaya dönmesi bazı kesimler tarafından sürpriz olarak görülse de parti içerisindeki birçok isim bunu “tecrübeli bir toparlayıcı hamle” olarak değerlendiriyor. Özellikle şaibeli isimlerin üyeliklerinin askıya alınması, parti içi denetimin güçlendirilmesi ve tabanın yeniden dinlenmesi çağrıları dikkat çekiyor.

Bugün CHP’nin önünde tarihi bir eşik vardır.

Ya yaşananları yok sayıp tartışmaların büyümesine izin verecekler…
Ya da gerçek bir yüzleşme ile parti içerisinde köklü bir arınma süreci başlatacaklar.

Çünkü siyaset sadece slogan değil, aynı zamanda güven işidir.

Ve bugün CHP’de herkesin konuştuğu tek cümle şudur:
“Mutlak butlan geldi… ve Kemal Kılıçdaroğlu yeniden geri döndü.”