Ankara Ticaret Odası’nda gerçekleşen diplomatik temas, yalnızca iki ülke arasındaki ticari ilişkileri değil; Ankara’nın küresel ekonomiyle kurduğu yeni vizyonu da ortaya koydu. ATO Başkanı Gürsel Baran’ın öncülüğünde yürütülen ekonomik diplomasi yaklaşımı, başkentin Türkiye’ye değer katan uluslararası ticaret gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Bazı ziyaretler vardır…
Takvimde birkaç satırlık resmi program gibi görünür.
Ama aslında şehirlerin geleceğine bırakılmış sessiz bir imzadır.
Ankara Ticaret Odası’nda gerçekleşen buluşma da tam olarak böyleydi.
Pablo Jose Rodriguez Brizuela’nın, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı ziyareti ilk bakışta sıradan bir diplomatik temas gibi okunabilir.
Oysa mesele yalnızca bir nezaket ziyareti değildi.
O masada kahveler içilirken aslında Ankara’nın ekonomik geleceği konuşuldu.
Yeni ticaret yolları, yeni yatırım alanları, yeni iş birlikleri ve en önemlisi de Ankara’nın dünyadaki ekonomik konumu…
Çünkü artık çağ değişti.
Bugünün dünyasında şehirler yalnızca yollarıyla, binalarıyla ya da nüfuslarıyla büyümüyor.
Şehirleri büyüten şey; kurdukları ekonomik ilişkiler, açtıkları dış ticaret kapıları ve dünyayla kurabildikleri güçlü bağlar oluyor.
İşte bu yüzden ATO’nun son yıllarda ortaya koyduğu ekonomik diplomasi yaklaşımı dikkat çekici bir noktaya ulaştı.
Özellikle Gürsel Baran’ın ortaya koyduğu vizyonun altını çizmek gerekiyor.
Çünkü Baran, uzun süredir yalnızca Ankara’daki ticaretin günlük sorunlarını konuşan bir yönetici profili çizmiyor.
Daha büyük düşünüyor.
Ankara’yı yalnızca Türkiye’nin başkenti olarak değil; aynı zamanda bölgesel bir ticaret, üretim ve yatırım merkezi olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Ancak bir yöneticiyi değerli kılan yalnızca hedefleri değildir.
Kurduğu iletişim, gösterdiği tevazu ve insanlara yaklaşımı da en az ortaya koyduğu projeler kadar önemlidir.
Ve kabul etmek gerekir ki; Gürsel Baran’ın en dikkat çeken taraflarından biri de tam olarak bu dengeyi kurabilmesi.
Makamında daima nezaketle, samimiyetle ve mütevazı bir duruşla insanları ağırlayan Baran, aynı zamanda iş dünyasında güçlü temaslar kurabilen, Ankara’nın ekonomik potansiyelini uluslararası platformlarda anlatabilen önemli bir isim profili ortaya koyuyor.
Belki de bu nedenle yürüttüğü temaslar sadece Ankara için değil, Türkiye adına da değer taşıyor.
Çünkü bugün başkentte kurulan her güçlü ekonomik bağ, yalnızca Ankara’nın ticaretine değil; Türkiye’nin üretimine, ihracatına, yatırım gücüne ve uluslararası ekonomik ilişkilerine de katkı sunuyor.
Bugün dünya ekonomisinde artık sadece üretmek yetmiyor.
Ürettiğin ürünü doğru pazarlara ulaştırabilmek, uluslararası bağlantılar kurabilmek ve şehirleri küresel ticaret ağlarının parçası haline getirebilmek gerekiyor.
Tam da bu nedenle görüşmede konuşulan “2-2,5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi” yalnızca ekonomik bir veri değil.
Bu hedef aynı zamanda bir vizyonun ifadesi.
Üstelik konuşulan başlıklar da son derece önemliydi.
Tarım…
Enerji…
Medikal sektör…
İlaç sanayi…
Teknoloji…
Yapay zekâ…
Üretim…
Yani geleceğin dünyasını şekillendirecek alanlar…
Bu detay bile aslında Ankara’nın artık sadece iç piyasaya dönük bir şehir olarak düşünülmediğini gösteriyor.
Başkent, artık küresel ekonomiyle daha güçlü bağ kurmaya çalışan bir merkez haline geliyor.
Ve bu dönüşümün Türkiye’ye sağlayacağı katkı da oldukça büyük.
Çünkü güçlü şehirler, güçlü ülkeler oluşturur.
Ekonomik olarak büyüyen Ankara; üretime, ihracata, istihdama ve uluslararası güven ortamına katkı sundukça, bundan kazanan yalnızca başkent olmayacaktır.
Kazanan Türkiye olacaktır.
Belki de bu yüzden ATO’da gerçekleşen bu temas yalnızca bir büyükelçi ziyareti olarak görülmemeli.
Bu ziyaret, Ankara’nın dünyaya açılan ekonomik kapılarından biri olarak okunmalı.
Çünkü bazen şehirleri büyüten şey beton değildir…
Kurulan vizyondur.
Ve bazen bir masada kurulan diyalog, gelecekte binlerce insana iş, üretim ve umut olarak geri döner.
Mukadder ben; Ankara ve Türkiye adına önemli bir değer olarak gördüğüm Gürsel Baran’a ve kıymetli ekibine; yürüttükleri pozitif temasların, ekonomik vizyonlarının ve uluslararası iş birliklerinin artarak devam etmesini dileyen...
Sevgilerimle...