Sağlık, bir ülkenin en temel güvencesidir. Ekonomik kalkınma, altyapı yatırımları ya da teknolojik gelişmeler ne kadar önemli olursa olsun, insan sağlığını merkeze almayan hiçbir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir.
İşte tam da bu noktada son yıllarda hayata geçirilen şehir hastaneleri modeli, Türkiye’nin sağlık alanındaki en dikkat çekici dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bu hastaneler, sadece büyük şehirlerin değil, çevre illerin de sağlık yükünü omuzluyor. Bu yönüyle şehir hastaneleri, bölgesel sağlık merkezleri haline gelmiş durumda. Vatandaşın başka şehirlere gitme ihtiyacını azaltan bu yapı, hem zaman hem de ekonomik açıdan önemli bir kazanım sağlıyor.
Özellikle Ankara Şehir Hastanesi gibi büyük sağlık kompleksleri, sadece fiziki büyüklükleriyle değil; sundukları entegre hizmet anlayışıyla da fark oluşturuyor.
Modern cihazlar, güçlü hekim kadrosu ve sistemli işleyiş sayesinde şehir hastaneleri, sağlıkta kaliteyi yukarı taşıyan önemli bir rol üstleniyor.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bu hastaneler, sadece büyük şehirlerin değil, çevre illerin de sağlık yükünü omuzluyor.
Bu yönüyle şehir hastaneleri, bölgesel sağlık merkezleri haline gelmiş durumda. Vatandaşın başka şehirlere gitme ihtiyacını azaltan bu yapı, hem zaman hem de ekonomik açıdan önemli bir kazanım sağlıyor.
Bu genel tablonun ötesinde, şehir hastanelerinin başarısını en iyi anlatan şey, bireysel tecrübeler. Ben de geçtiğimiz ay bu sistemin ne denli önemli olduğunu bizzat yaşayarak gördüm.
Ankara’da bulunan Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi’nde geçirdiğim ameliyat süreci, sağlık hizmetlerinin geldiği noktayı açıkça ortaya koydu. Alanında uzman hekimlerin titiz çalışması, sağlık personelinin ilgisi ve hastane altyapısının sunduğu imkânlar sayesinde başarılı bir tedavi süreci geçirdim.
Ameliyat öncesinden başlayarak taburcu olduğum güne kadar geçen süreçte, her aşamanın planlı ve güven veren bir şekilde ilerlemesi, şehir hastanelerinin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Sağlıkta sadece tedavi değil, hasta psikolojisinin de gözetilmesi gerektiği gerçeği, bu süreçte açıkça hissediliyor.
Elbette hiçbir sistem kusursuz değildir. Şehir hastanelerinin de zaman zaman eleştirilen yönleri olabilir. Ancak büyük resme baktığımızda, Türkiye’nin sağlık altyapısına ciddi bir güç kattıkları ve hizmet kalitesini önemli ölçüde artırdıkları ortada.
Sonuç olarak; şehir hastaneleri, sadece binalardan ibaret değil, bir vizyonun yansımasıdır. Bu vizyon, vatandaşın en zor anında yanında olmayı, hızlı ve nitelikli sağlık hizmetini erişilebilir kılmayı hedefliyor. Benim yaşadığım tecrübe de bunun somut bir örneği oldu.
Sağlık, ihmal edilemeyecek kadar değerli. Ve bu değerin korunmasında şehir hastanelerinin oynadığı rol, her geçen gün daha da net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Geçtiğimiz ay ortasında Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji hastanesinde geçirdiğim ameliyat sürecinde, yatıştan taburcu olduğum güne kadar ilgi ve alakalarını esirgemeyen ;
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ; Doç. Dr. Mustafa Sırrı Kotanoğlu’na
Onkoloji Hastanesi Başhekim ; Prof. Dr. Lütfi Doğan’a;
Tedavi Sürecimi uzun süre titizlikle takip ettikten sonra ameliyata karar veren ve başarılı operasyonumu gerçekleştiren takip eden ; Prof. Dr. Muhammet Abdurrahim İmamoğlu’na;
Başarılı Ameliyat ekibinde yer alan; Op. Dr. Aslı Başaran ve Dr. Halil İbrahim Ayaz’a;
Ameliyat ve sonrasındaki takibimi büyük bir özenle sürdüren Dr. Fatik Santıkçı”ya,
Tedavi sürecim boyunca ilgi ve desteklerini esirgemeyen; Sorumlu Hemşire ; Yeliz Eğrikavuk”a , Kat hemşireleri : Ayşe Nur Eröz, Yeliz Eğrikavak, Müge Gürler, Ayşe Dizlek, Şife Karaoğlu, Kamile Kaya ve Esma Çepir’e Tüm sağlık çalışanlarına en içten teşekkürlerimi sunarım.
İyi ki varsınız…..
"Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi” çok önemli bir sözden ibaret değilmiş.
Saygılarımla.