Kahramankazan Belediyesi 2026 Yılı Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu başkanlığında gerçekleştirilmişti. Toplantıda ilçeye kazandırılacak yeni hizmet yatırımları, altyapı çalışmaları ve kurumsal yapılanmaya ilişkin önemli kararlar alındı.

Meclis toplantısında konuşan Başkan Çırpanoğlu, belediyecilik anlayışlarının satış odaklı değil, kalıcı hizmet üretmeye dayalı olduğunu vurgulayarak, “Biz belediyenin malını satmak için değil, Kahramankazan’a uzun yıllar hizmet edecek eserler kazandırmak için buradayız” dedi.

Gündemde yer alan Fen İşleri, Park Bahçeler ve Atölyeler Tesisi yerleşkesi tahsisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Çırpanoğlu, geçmiş dönemde yaşanan bir süreci hatırlattı.

Muhalefette oldukları dönemde mevcut Fen İşleri binasının satışının gündeme geldiğini belirten Çırpanoğlu, o gün bu satışa net bir şekilde karşı çıktıklarını ifade ederek şu sözleri kullandı:

“O dönem, yeni bir hizmet binası yapılmadan mevcut yerleşkenin satılmasının hukuken ve siyaseten doğru olmayacağını söyledik. Seçim bütçesi oluşturmak adına belediyenin yerleşkesini satmak etik değildir diyerek bu girişimi engelledik. Eğer o gün bu duruş sergilenmeseydi, bugün Fen İşleri binamız ortada olmayacaktı.”

Yeni hizmet kampüsü projesinin Ankara Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirileceğini belirten Başkan Çırpanoğlu, ABB Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür etti.

Projenin detaylarını paylaşan Çırpanoğlu, taşınmazın geçici süreyle ABB’ye tahsis edileceğini, tesislerin tamamlanmasının ardından tekrar Kahramankazan Belediyesi’ne devredileceğini ifade ederek şunları söyledi:

“Bu yöntemle belediyemizin bütçesinden çıkacak ciddi bir maliyetin önüne geçiyoruz. Mevcut Fen İşleri binamız hastane bölgesinde atıl durumda kaldı. İnşa edilecek modern tesislerle Kahramankazan’a yeni bir vizyon kazandıracak, tüm birimleri kapsayan çağdaş bir hizmet kampüsü kuracağız.”

Kırsal mahallelerde yürütülen yol çalışmalarına da değinen Başkan Çırpanoğlu, özellikle Çalta Mahallesi’nde yapılan asfalt çalışmasının önemine dikkat çekti.

“Çalta’nın 30 yıllık asfalt hasretini sona erdirdik” diyen Çırpanoğlu, Çırpan ve Alibey mahallelerinde de asfalt çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu hizmetlerin gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca komşu ilçeler Kızılcahamam ve Çamlıdere’ye de hemşehricilik bilinciyle destek verdiklerini belirten Başkan Çırpanoğlu, bölgesel dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

Altyapı kurumlarının kazı çalışmaları sonrası oluşan bozulmalarla ilgili vatandaş şikâyetlerini yakından takip ettiğini söyleyen Başkan Çırpanoğlu, bu konuda özeleştiri yapmaktan kaçınmadı.

Kış şartlarının çalışmaları zorlaştırdığını belirten Çırpanoğlu, “Büyükşehir-küçükşehir ayrımı yapmadan, bu eksiklikleri gidermek bizim görevimiz. Asfalt kırığı ya da betonla da olsa bu alanları kapatacağız. Vatandaşımız müsterih olsun” dedi.

Toplantıda yönetmelik değişikliği kapsamında Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nün kapatıldığı, yerine Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün kurulduğu açıklandı. Başkan Çırpanoğlu, bu adımın Kahramankazan’ı afetlere karşı daha dirençli hale getirmeyi amaçladığını belirtti.

Satmak Kolay, Eser Bırakmak Zor

Yerel yönetimlerde iki belediyecilik anlayışı vardır.
Biri, kasayı günü kurtarmak için belediyenin taşınmazlarını elden çıkaran anlayış…
Diğeri ise, “bugün değil yarın konuşulsun” diyerek kalıcı eser bırakmayı hedefleyen anlayış.

Kahramankazan Belediyesi’nin Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda ortaya konulan tablo, bu iki anlayış arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi.

Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu’nun “Kahramankazan’a eser kazandırmaya geldik, satmaya değil” sözü, aslında sadece bir cümle değil; geçmişle bugün arasında net bir siyasi tercih ilanıdır.

Geçmişte Fen İşleri yerleşkesinin satışa çıkarılmak istenmesi, bugün hâlâ hafızalarda. O gün “seçim bütçesi” uğruna kamu malının elden çıkarılmasına karşı durulmasaydı, bugün modern bir hizmet kampüsünü değil, telafisi zor bir kaybı konuşuyor olacaktık. Muhalefetteyken satışı engelleyenlerin, bugün iktidarda aynı yer için yeni tesis inşa etmesi, siyasette nadir görülen bir tutarlılıktır.

Asıl mesele de tam burada başlıyor.

Belediyecilik, kasaya para sokmakla değil; şehre değer katmakla ölçülür. Satılan arsalar unutulur ama yapılan tesisler nesiller boyu konuşulur. Kahramankazan’da atıl durumda kalan bir alanın, Ankara Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle modern bir kampüse dönüştürülmesi, “ben yaptım oldu” değil, “birlikte yaptık” anlayışının ürünüdür.

Bu noktada Mansur Yavaş faktörünü de görmezden gelmemek gerekir. Kahramankazan’a uzanan bu destek, sadece teknik bir protokol değil; yerel yönetimler arasında uyumun, siyasetin üstünde tutulabildiğinin göstergesidir.

Öte yandan siyasetin en çok sınandığı alanlardan biri de altyapıdır. Çünkü asfalt, vatandaşın sabrıyla ölçülür. Çalta’da 30 yıldır çözülmeyen asfalt sorununun giderilmesi, sadece bir yol çalışması değil; “ihmal edilen mahalleler” algısının yıkılmasıdır. Çırpan ve Alibey mahalleleriyle birlikte kırsalda atılan her asfalt, merkeze sıkışmış belediyecilik anlayışına verilmiş sessiz bir cevaptır.

Elbette eksikler yok mu? Var.
Başkent Gaz’ın, Enerjisa’nın kazıp gittiği sokaklar hâlâ vatandaşın tepkisini çekiyor. Ancak bu noktada yapılan özeleştiri kıymetlidir. “Vatandaş haklı” diyebilen bir yönetim, sorunu inkâr eden değil, çözmeye niyetli olandır.

Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nün kapatılıp Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün kurulması ise, günü değil yarını düşünen bir başka hamle. Türkiye’nin deprem gerçeği ortadayken, yerel yönetimlerin risk yönetimini ciddiye alması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Sonuç olarak; Kahramankazan’da tartışılan şey sadece bir bina, bir asfalt ya da bir müdürlük değil.
Tartışılan şey, satış belediyeciliği mi, eser belediyeciliği mi sorusudur.

Ve görünen o ki, Kahramankazan bu soruya net bir cevap vermeye başlamıştır.